Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/21904 E. 2016/2567 K. 17.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21904
KARAR NO : 2016/2567
KARAR TARİHİ : 17.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Alacağı

Bekir Dalgıç ile … aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen … gün ve … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen dava dilekçesinde belirtmiş olduğu davalı adına kayıtlı üç adet taşınmaz yönünden 1/2 hisselerinin iptali ile davacı adına tescilini ve taşınmazların kira gelirlerinin yarısını; … tarihli açıklama dilekçesinde taleplerinin sadece … parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın değerinin 1/2’si ve kira gelirlerinin yarısı ile ilgili olduğunu ve alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 s.lı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı alacak isteğine ilişkindir.
Eşler, 21.05.1980 tarihinde evlenmiş, … tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, … tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu … parsel sayılı taşınmaz tapuda arsa vasfı ile eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu … tarihinde davalı adına tescil edilip, .. tarihinde zeminde iki dükkan bir daire birinci katta bir dairesi bulunan bahçeli kargir ev olarak tapuda cins tashihi yapılmıştır. Davacı erkek, her iki tarafın çalıştığını, arsayı alıp binayı beraber yaptıklarını belirterek katkıda bulunulduğunu iddia etmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (4721 s.lı TMK 179 ). -//-
Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de; verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; her iki tarafın da bir seramik fabrikasında işçi olarak çalıştıktan sonra, davalının 16.06.1986, davacının ise 30.10.1990 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatlarını alarak emekliye ayrıldıkları, davalı tarafça delil listesine ek olarak sunulan 09.07.1990 tarihli davaya konu inşaatın proje ücretine ilişkin, 26.06.1990 tarihli sıhhi tesisat ısı yalıtım proje bedeline ait faturaların davalı adına düzenlenmiş olması, tapu kaydında da 13.08.1998 tarihinde taşınmazın cins tashihinin yapılmış olması ve tarafların ortak tanığı olan ve aynı zamanda ve binanın kaba inşaatını yapan …’ın beyanı karşısında; arsanın alımı ve üzerindeki binanın yapımında, katkının önemli bölümünün davalı tarafından karşılandığı anlaşılmakta ise de; davacının da binanın yapımında az da olsa katkısının bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Mahkemece, usul ve yasaya uygun şekilde tanzim edildiği görülen 14.11.2013 tarihli hesap bilirkişi raporunda %15’lik katkı oranı üzerinden belirlenen 21.750,00 TL katkı payı alacağı miktarının TMK 4 ve TBK 50. maddeleri uyarınca hukuk ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla; davanın bu miktar için kabulüne karar verilmesi gerekirken isteğin tamamen reddi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda 2. bentte gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının ise 1. bentte gösterilen sebeple reddine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 17.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.