YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22425
KARAR NO : 2016/6037
KARAR TARİHİ : 04.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat Aidiyetinin Tespiti
… ile … aralarındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasının usulden reddine dair … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen … gün ve … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; dava dilekçesinde … İlçesi, Toparlar Beldesi’nde kain ….ye ait 3625 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan evin 2.katının davacı tarafından 1999 yılında yapıldığının ve davacıya aidiyetinin tespitini talep etmiştir.
Davalı … vekili; cevap dilekçesi ile davanın zamanaşımına uğradığını görevli ve yetkili mahkemede davanın açılmadığını, davada …. İdare Mahkemesi’nin görevli ve yetkili olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının 6100 sayılı HMK ’nın 114/1-c ve 114/1-h maddeleri uyarınca usulden reddine, davacının 2577 sayılı Yasa’nın 9/1 maddesi gereğince mahkeme kararının kesinleşmesini takip eden 30 gün içinde görevli idari yargı yerinde dava açmakta muhtariyetine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerinde mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile…. şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722,724,729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden aynı bağımsız bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı. HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davasının açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davası açılmasında hukuki yararının bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.)
Öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
Somut olaya gelince; davanın saptanan hukuki niteliğine göre dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkin bulunduğuna göre genel mahkemeler görevlidir. İdari yargının ve idare mahkemesinin görev alanına girdiğine yönelik bir talep olmadığından davacının davasının 6100 sayılı HMK’nın 114//1-c maddesi uyarınca usulden reddi doğru olmamıştır.
Ne varki; taşınmaz hakkında kentsel dönüşüm uygulaması, kamulaştırma işlemi veya ortaklığın giderilmesi davası gibi yukarıda sayılan istisnai bir durum bulunmadığı dosya kapsamından anlaşıldığına göre, davanın güncel hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken görevsizlikten reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.