YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22475
KARAR NO : 2016/5163
KARAR TARİHİ : 21.03.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Meskeniyet İddiası
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili, İcra Mahkemesine başvurusunda; haczedilen gayrimenkulün müvekkilinin haline münasip meskeni olduğunu İİK’nun 82/1-12 maddesi gereğince hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş, Mahkemece; borçluya ait dava konusu taşınmaz üzerine 27.11.2008 tarihinde haciz konulduğu, hacze ilişkin “103 davet kağıdının” 28.12.2008 tarihinde borçlu vekili imzasına tebliğ edildiği, İİK. 16 ve 82/12 maddeleri gereğince borçlunun meskeniyet şikayetini, haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 günlük süreden sonra 21.11.2013 tarihinde yaptığı gerekçesiyle şikayetin süreden reddine karar verilmiştir. Hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; tapu kaydında görülen 27.11.2008 tarihli haczin düşmesinden sonra 21.01.2011, 23.07.2012 ve 29.07.2013 tarihlerinde yeniden taşınmazın tapu kaydına haciz konulduğu anlaşılmaktadır. İcra dosyasında haczin son olarak 29.07.2013 tarihinde yenilenmesinden sonra borçluya haczin bildirildiğine ilişkin 103 davet kağıdının tebliğine rastlanmadığı gibi borçlunun anılan hacizden haberdar olduğuna dair herhangi bir bilgi de bulunmamaktadır. Düşen hacizlerle ilgili 103 tebligatları sonradan yapılan hacze yönelik meskeniyet şikayetinin incelenmesinde esas alınamaz. Yine düşen hacizler nedeniyle önceden haczedilmezlik şikayetinde bulunulmaması, haczin yenilenmesi üzerine haczedilmezlik şikayetinde bulunma hakkının kullanılmasına da engel değildir.
Borçlunun bildirdiği 18.11.2013 tarihine göre 21.11.2013 tarihinde yaptığı başvuru süresi içinde olup, açılan davanın esasının incelenerek oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde süreden ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
./.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4.maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2016 tarihinde karar verildi.