Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/22482 E. 2016/7220 K. 20.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22482
KARAR NO : 2016/7220
KARAR TARİHİ : 20.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi

… ile … aralarındaki elatmanın önlenmesi davasında Mahkemenin Görevsizliğine dair …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 26.11.2013 gün ve 64/437 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, vekil edeninin …Yaylasında yayla evi bulunduğunu, davalının vekil edenine ait yayla evini kendi evi gibi kullanmaya başladığını açıklayarak, davalının vaki müdahalesinin menine, yayla evinin tahliyesi ile davacıya teslimine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu evin 1990’lı yıllarda davalı tarafından yapıldığını ve o tarihten bu yana davalının zilyet olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
… Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 11.10.2012 tarih 2009/491 Esas, 2012/1362 Karar sayılı görevsizlik kararı sonrası, süresinde kendisine gönderilen 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce; davanın zilyetliğe yönelik müdahalenin meni davası olduğu gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın yetkili ve görevli … 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından; davacı vekilinin dava dilekçesinde; … Yaylasında vekil edenine ait yayla evinin vekil edeninin rızası dışında davalı tarafından kullanıldığını açıkladığı, Mahkemece 19.08.2009 tarihinde mahallinde yapılan keşifte dinlenen taraf tanıklarının; dava konusu evin tarafların ortak mirasbırakanı ve davacının eşi olan …’nın sağlığında ve …’ya ait bakkal dükkanına ait gelirler ile yapıldığı ve evin ilk dernek kaydının … adına olduğunu beyan ettikleri görülmüştür. Saptanan bu durum karşısında, taşınmaz mal üzerinde kalıcı yapı niteliğinde olan yayla evine ilişkin olduğu ve davacı, mülkiyet hakkına istinad ederek davayı açmıştır. Olayları anlatmak taraflara, hukuki tavsif mahkemeye aittir. Somut olayda, davacının TMK’nun 981 ve devamı maddelerinde yer alan zilyetliğin korunması davası niteliğinde bulunmadığı, TMK’nun 683. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Mahkemece, dava konusu eve ilişkin taraf delillerinin eksiksiz şekilde toplanıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre ev bakımından uyuşmazlığın esasına ilişkin hüküm kurulması gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.