Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/23304 E. 2016/10129 K. 09.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23304
KARAR NO : 2016/10129
KARAR TARİHİ : 09.06.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı

Davacı-davalı … ile davalı-davacı … aralarındaki katılma alacağı davasına ilişkin asıl davanın ve birleşen davanın reddine dair … 11. Aile Mahkemesi’nden verilen … sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı-davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR
Davacı-davalı … vekili, evlilik birliği içerisinde müvekilinin trafik kazası nedeniyle omurilik felci geçirdiğini, kaza nedeniyle açılan dava neticesinde maddi ve manevi olmak üzere toplamda yüklü miktarda tazminat aldığını, bu tazminatın bir kısmının davalı tarafından kullanılıp şirket hissesi satın almada sermaye yapıldığını, bu şekilde davalının işlerini ilerleterek adına kayıtlı şirketler, ev ve araçtan oluşan malvarlığını edindiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 500,00 TL katılma ve 500,00 TL değer artış payı alacağının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Birleşen davaya yönelik cevaplarında ise, yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı-davacı … vekili, birleşen dava dosyasında evlilik birliği içerisinde davacı-davalı adına edinilen malvarlığı ile evlendikten 10 gün sonra kurulan davacı-davalının da ortak olduğu şirket yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 5.000,00 TL katılma alacağı, 5.000,00 TL değer artış payının faizleriyle birlikte davacı-davalıdan tahsilini talep etmiştir. Asıl dava yönünden, malvarlığının edinilmesinde davacı-davalının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur
Mahkemece, davacının kaza geçirmesini müteakip alınan tazminatların halen davacıya ait bir villanın alım ve yapımında kullanıldığı, para durumunu davalının idare ettiği, davacı hesabına fakat davalı adına taşınmaz alındığı, daha sonra bu taşınmazın davacıya devir edildiği, her iki taraf adına edinilen mal varlıkları, ticari şirket işletmeleri ile ilgili harcamaların ve idarenin davalı tarafından yapılmış olması nedeniyle en baştan bir anlaşmaya dayalı olarak yapıldıkları, bu anlaşmanın esasen fiili mal rejiminin tasfiyesi niteliğinde bir sözleşme olarak değerlendirildiği, tanık sözleri ve şirket kayıtlarıyla, değer artış payı ve katılma alacağına esas mallarla ilgili para hareketleri kesin olarak kanıtlanamadığından ve takip edilemediğinden, yukarıda bahsedilen sözleşme düşüncesi gerekçe gösterilerek her iki davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı-davalı … vekili tarafından reddedilen asıl dava yönünden temyiz edilmiştir.
-//-
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı-davalı vekilinin dava konusu araç ve taşınmaza yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı-davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile evlilik birliği içerisinde edinilen şirketlere yönelik taleplerin reddine karar verilmiş ise de gerekçenin dosya kapsamına uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Dosya içeriği, toplanan deliller, tarafların yargılama aşamalarındaki beyanlarına göre evlilik birliği içerisinde mal rejiminin tasfiyesine dair taraflar arasında usulünce yapılmış bir sözleşme bulunmadığı gibi, bu yönde fiilen bir anlaşmanın olduğuna ilişkin iddia yahut savunma da bulunmamaktadır. Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde deliller toplanarak davacı-davalının değer artış payı ve katılma alacağı talebi hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı-davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 50,40 TL peşin harcın istek halinde davacı-davalı …’na iadesine 09.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.