YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/24150
KARAR NO : 2016/5166
KARAR TARİHİ : 21.03.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Meskeniyet İddiası
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte, borçlu İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; müvekkilinin mesken olarak kullandığı daireye haciz konulduğunu, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun haczi caiz olmayan mallar ve haklar başlıklı 82. maddesinde borçlunun haline münasip evinin haczedilemeyeceğinin düzenlendiğini belirterek haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazda tarafların 1/2’şer hissedar oldukları ve borçlunun fiilen oturmadığı göz önüne alındığında haline münasip ev olarak haczedilmezliği yönündeki iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
İİK’nun 82/1-12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı, adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. İİK’nun 82/1-12. maddesi gereği meskeniyet şikayetinde bulunulabilmesi için, borçlunun adına kayıtlı meskende bizzat oturması şart olmadığı gibi, burayı kiraya vermesi dahi bu talepte bulunmasına engel değildir. Ayrıca borçlunun birden çok taşınmazı olması halinde de bunlardan biri hakkında meskeniyet şikâyetinde bulunulabilir.
Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve Yargıtay uygulaması nazara alınarak; borçlunun ekonomik ve sosyal durumunun, bakmakla yükümlü olduğu aile bireylerinin tespiti ile bilirkişilerden şehrin mütevazı semtlerinde haline münasip meskeni edinebileceği değerin net olarak belirlenmesinin istenmesi, tesbit edilecek bu değerin mahcuzun değerinden az olması halinde, mahcuzun satılarak, borçlunun haline münasip ev alması için gerekli bedelin kendisine ödenmesine ve satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği miktardan az olmamak üzere yapılmasına karar verilmesinden ibarettir. Eksik incelemeye dayalı olarak ve yazılı gerekçeyle haczin kaldırılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366/3. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.