YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2429
KARAR NO : 2014/3989
KARAR TARİHİ : 11.03.2014
MAHKEMESİ : Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/01/2013
NUMARASI : 2012/1122-2013/31
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Alacaklı banka tarafından asıl borçlu K.. T… İşletme İhtiyaçları San.Tic A.Ş. ve ipotek veren 3. kişi olan K.. Ş.. aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatılmış olup, şikayetçi ipotek veren vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; diğer itiraz ve şikayetlerinin yanında icra takip dosyasında yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğunu, vekil edeninin ipotekli taşınmazı satın alan olması nedeniyle MK 887.maddeye göre ihbar yapılmadan takip yapılamayacağından bahisle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece aynı ipotekle ilgili daha önce Antalya 1.İcra Müdürlüğü’nün 2008/15935 Esas sayılı dosyasında takip yapıldığından bu takibin MK’nun 887.maddesine göre ödeme isteği yerine geçtiğinden takibin iptali talebinin reddine ve diğer gerekçe ile de ihalenin feshine karar verilmesi üzerine, hüküm, takibin iptali talebinin reddine ilişkin bölümü yönünden şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
MK’nun 887. maddesi hükmüne göre, ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değil ise, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır. İpotek veren 3.kişiye hesap özetinin tebliği zorunlu değil ise de; adı geçene MK 887.maddesi gereğince ve onun yönünden borcun muaccel olabilmesi için kendisine ihtarat yapılması takip koşuludur.
Somut olayda; şikayete konu icra takip dosyasında 1807 yevmiye nolu, 02.04.2001 tarihli limit ipoteğine dayalı takip yapıldığı şikayetçinin ipotekli taşınmazı ipotekli olarak satın alan 3.kişi konumunda olduğu ve kendisine ihtar tebliğ edilmediği, aynı ipoteğe dayalı olarak Antalya l.İcra Müdürlüğü ‘nün 2008/15915 Esas sayılı takip dosyası ile ipotekli takip başlatıldığı ve şikayetçiye çıkarılan icra emrinin üzerinde şerh bulunmadığı, tebligatı alan N.. K..’nin kim olduğunun açıklanmadığı, anılan bu tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 12, 13 ve Tebligat Yönetmeliği’nin 20 ve 21. maddeleri hükümlerine uygun olmadığından usulsüz olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda ipotek veren borçlu K.. Ş.. hakkında daha önce Antalya l. İcra Müdürlüğü ‘nün 2008/15915 Esas sayılı dosyasında yapılan takipte çıkarılan icra emrinin MK’nun 887. maddesi kapsamında muacceliyet ihbarı niteliği taşımayacağından ihbar şartı yerine getirilmemiştir. Adı geçen ipotek veren hakkında usulüne uygun ihbar yapılıp, takibe geçilip, şikayete konu eldeki takiple birleştirilmesi gerektiğinden İcra Mahkemesince bu işlemler yapılıncaya kadar takibin durması yönünde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.