Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/26184 E. 2016/10067 K. 08.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26184
KARAR NO : 2016/10067
KARAR TARİHİ : 08.06.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Borçlu vekili, dayanak ilamda ayıplı hususların aynen yerine getirilmesi, yerine getirilmediği takdirde onarım bedelinin tazminine hükmedildiğini, ancak icra emrinde, ayıplı olan hususların yerine getirilmesi için uygun bir süre tanınmadan işin bedelinin talep edildiğini belirterek icra emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Alacaklı vekili, dayanak ilamdaki hükmün özet olarak icra emrine yazıldığını, yasal 7 günlük sürenin belirtildiğini, icra emrinde öncelikli olarak bedelin talep edilmediğini belirterek, şikayetin reddini savunmuştur.
Mahkemece, icra emrinde dayanak ilamdaki hususların aynen yer aldığı, itiraz ve borcu ödeme sürelerinin de 7 gün olarak açıkça belirtildiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK’nun 30. maddesinde “Bir işin yapılmasına mütedair ilam icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya ilamda gösterilen müddet içinde ve eğer müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını tayin ederek işi yapmayı emreder” hükmü yer almaktadır.
İcra takibine konu dayanak ilamda; “…dosya arasında bulunan mahkemenin … Sayılı tespit dosyası üzerinden tespit edilen ayıplı hususların aynen davalı tarafından yerine getirilmesine, yerine getirilmediği takdirde 40.000,00 TL onarım bedelinin tespit tarihi olan 1/6/2012 den işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verildiği, alacaklı vekili tarafından borçlu aleyhine ilamlı icra takibi başlatılarak, 4-5 icra emrinin düzenlendiği, icra emrinde dayanak ilamın bahsi geçen hükmünün aynen yer aldığı anlaşılmaktadır.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında gerekirse işin ne kadar sürede yapılacağının İcra Müdürlüğü’nce uzman bilirkişilere tespit ettirildikten sonra icra emrinde işin ne kadar sürede yapılacağının açıkça belirlenmesi, değişik iş dosyasının icra emrinin eki olarak eklenmesi, verilen süre bitip, ayıplı hususların yerine getirilemeyeceği anlaşıldıktan sonra para alacağının tahsilinin gerekeceği değerlendirilmeden şikayetin reddine karar verilmesi doğru değildir. -//-
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 08.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.