YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26709
KARAR NO : 2016/10357
KARAR TARİHİ : 13.06.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili, vekil edeni aleyhine başlatılan icra takibinde ½ payına sahip olduğu haline münasip evinin haczedildiğini belirterek, İİK’nun 82/12. maddesi gereğince haline münasip meskeni üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
İİK’nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin, borçlunun haline uygun olup olmadığı, adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra Mahkemesi’nce borçlunun, sözü edilenlerle birlikte ancak barınması için, zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise, satılmasına, satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktarın borçluya bırakılmasına, karar verilmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu ögeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır.
Somut olayda, Mahkemece, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; mahcuzun borçlunun hissesine düşen haciz tarihindeki değerinin 110.000,00 TL, dava konusu taşınmazın bulunduğu semtte borçlunun haline münasip evi alabileceği değerin ise piyasa fiyatlarına göre 95.000 TL ve 110.000 TL civarlarında bulunduğu, bu nedenlerle haciz konan evin borçlunun haline münasip olduğunun bildirildiği görülmektedir.
Mahkemece, takip hukukunda asıl olanın alacaklının alacağına kavuşturulması olduğu hususu ve yukarıdaki ilkeler gözönünde tutularak, taşınmazın bulunduğu şehrin daha mütevazi bir yerinde borçlunun haline münasip evi alabileceği değerin 95.000 TL olarak kabul edilerek, satışın borçlunun haline münasip ev alabileceği 95.000,00 TL’den aşağı olmamak üzere yapılmasına karar verilmesi yerine, şikayetin kabulüne karar verilerek haczin kaldırılması isabetsizdir. -//-
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İKK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 13.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.