YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/27234
KARAR NO : 2016/13690
KARAR TARİHİ : 13.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu … vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; borçlu idare aleyhine başlatılan ilamlı takipte borçlunun … Şubesi’ndeki hesaplarına konulan haczin 5302 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmü gereğince usulsüz olduğunu ve ayrıca dayanak ilam kesinleşmediğinden yine haciz yazısı gönderilemeyeceğini açıklayarak müzekkerenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 23/05/2014 tarihli celse 1 nolu ara karar ile “borçlu vekilinin mazeretinin son kez kabulüne, duruşma gününün (04/07/2014) kendisine tebliğine, bir daha duruşmalara katılmadığında dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına” karar verildiği, ve iş bu ihtaratı içerir tebligatın 04/06/2014 tarihinde borçlu vekiline tebliğ edildiği, 04/07/2014 tarihli celsede davacının hazır olmaması nedeniyle doğrudan (dosya işlemden kaldırılmadan) davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 18/son maddesinde, İcra Mahkemesi’nin aksine hüküm bulunmayan hallerde, duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir edeceği, duruşma yapılması uygun görüldüğü takdirde ilgilileri en yakın zamanda duruşmaya çağıracağı ve gelmeseler bile gereken kararı vereceği belirtilmiştir.
Somut olayda borçlu vekilinin İcra Mahkemesi’ne başvuru dilekçesindeki iddiaları şikayet niteliğindedir.
Bu durumda Mahkemece, taraflar gelmese bile işin esası incelenerek gereken kararın verilmesi yerine yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye rağmen HMK’nun 150. maddesi uygulanarak “davanın açılmamış sayılması” yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz dene davacıya iadesine,
13/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.