YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3456
KARAR NO : 2015/4757
KARAR TARİHİ : 23.02.2015
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın tespiti
… ile … ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair . Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 30.04.2013 gün ve 331/145 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, tapuda tarafların murisi adına kayıtlı 2302 ada 17 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın 1.normal kat, 2.normal kat ve 3.normal katınının davacı tarafından yapıldığını açıklayarak, bu katların davacı tarafından yapıldığının tespiti ile bu konuda tapuya şerh verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, 3.normal katın tüm tarafların katıkısıyla, diğer katların ise tarafların murisi tarafından yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2302 ada 17 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın 2. ve 3. normal katlarının mülkiyetinin davacıya aidiyetine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2302 ada 17 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 718. maddesi hükmünde, arazi üzerindeki mülkiyetin kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsayacağı, bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynakların da gireceği açıklandığından, taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Bu olgu gözönüne alındığında kural olarak ve aksine bir hüküm bulunmadıkça taşınmaz üzerindeki muhdesatların mülkiyetinin tespiti dava edilemeyeceği gibi mahkemelerce de muhdesatların taşınmazın arzına malik olanlar dışında başka bir kişiye ait olması sonucunu doğuracak şekilde hüküm verilemez. Ne var ki, çoğun içinde azın da bulunduğu, muhdesatların mülkiyetinin tespiti isteminin muhdesatların meydana getirildiğinin tespiti istemini de içerdiği gözönüne alındığında, mülkiyet tespiti istemiyle açılan davalarda, koşullarının varlığı ve davanın kanıtlanması halinde davaya konu muhdesatların davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerekir. -//-
Hal böyle olunca, az yukarı da açıklanan hukuksal olgu gözetilerek mahkemece mülkiyetin tespitine karar verilemeyeceği, ancak bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği gözetilerek hükmün 1. fıkrasındaki ” ….. mülkiyetinin davacıya aidiyetine ” ibarelerinin hükümden çıkartılarak bunun yerine 2. ve 3. normal katlarının ibarelerinden sonra gelmek üzere ” …. davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine” ibaresinin eklenmesine ve böylece kararın düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde ayrı ayrı geri verilmesine 23.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.