YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5135
KARAR NO : 2015/5537
KARAR TARİHİ : 09.03.2015
İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili, ilama dayalı olarak başlatılan takipte İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; takibe dayanak ilamda alacağın toplamı 15.101,00 TL olup, asıl alacak 6.660,50 TL’ye faiz uygulanacağı belirtildiği halde, işlemiş faiz kalemi olan 8.441,00 TL’ye de icra emrinde faiz işletildiğini, faize faiz istenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, icra emrinin iptaline, aksi takdirde belirtilen hususlar yönünden icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, takibin dayanağı ilamda toplam 15.101,00 TL alacağın karar tarihi itibariyle içinde faiz olsa da asıl alacak haline geldiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe konu ….. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 19.2.2010 tarih 2007/79 Esas 2010/63 Karar sayılı ilamı incelendiğinde; hükmün 3. bendinde”……. 15.101,00 TL’nin davalı …….’dan tahsili ile davacıya verilmesine, bu miktarın, 6.660,50 TL’lik asıl alacak kısmına, dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına” şeklinde karar verildiği, takip dosyasının incelenmesinden de, asıl alacağın toplam alacaktan çıkarılması ile bulunan 8.441,00 TL’ye faiz istendiği, böylece faize faiz yürütüldüğü anlaşılmaktadır.
Faize faiz yürütülmesi 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 121/2 (B.K 104/son) maddesi gereğince mümkün değildir. 3095 sayılı Kanun’un 3. maddesinde kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemeyeceği, bu konuya ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin saklı olduğu belirtilmiştir. TTK’nun ticari işlerde faiz serbestisini ve mürekkep faizi düzenleyen “ticari işlerde faiz” başlıklı 8. maddesinin 3. fıkrasında ise, ödünç para verme işlerinde bankalar, tasarruf sandıkları ve tarım kredi kooperatifleri hakkında hususi hükümlerin saklı bulunduğu belirtilmiştir. Bu madde kapsamında değerlendirilebilecek kapitale dönüşen faiz alacağı, bir paranın faiz geliri elde etmek amacıyla ödünç verilmesi veya herhangi bir şekilde bir süre borçluda kalması üzerine faiz ödenmesinin öngörüldüğü hallerde söz konusu olabilir. (HGK. 31.03.2004 tarih ve 2004/12-163 Esas, 2004/184 Karar)
Somut olayda, takip dayanağı ilamda kapitale dönüşen bir faiz alacağına hükmedilmemiştir. Bu nitelikteki faiz alacakları yönünden de Türk Borçlar Kanunu’nun 121/2 maddesi gereğince faiz yürütülmesi mümkün değildir. Takipte açıkça faiz alacağı olarak belirlenen alacak için takipten sonra istenen işleyecek faiz istemi yasaya aykırıdır. O halde Mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.