Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/5350 E. 2014/6308 K. 07.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5350
KARAR NO : 2014/6308
KARAR TARİHİ : 07.04.2014

MAHKEMESİ : Serik İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/12/2012
NUMARASI : 2011/206-2012/275

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Dava, 3.kişi tarafından İİK’nun 96.maddesi gereği açılan istihkak davasının kabulü istemine ilişkindir. Birleşen dava 3.kişi tarafından İİK’nun 96.maddesi gereği açılan istihkak davasının kabulü istemine ilişkindir. Mahkemece, her iki dava dosyası birleştirildikten sonra, davacı 3.kişi ile borçlu arasında muvazaalı işyeri devri nedeni ile davanın reddine, mahcuzların %40’ı oranında icra inkar tazminatının davacı 3.kişiden alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiş, karar davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-)Davacı 3.kişi vekilinin tazminat yönünden temyiz itirazının incelemesine gelince;
İstihkak davalarında alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için İİK’nun 97/13. maddesinde aranan tüm koşulların bir arada bulunması gerekir. Buna göre istihkak iddiasının reddinin yanı sıra teminat karşılığında takibin (ya da satışın) talikine de karar verilmiş olmalıdır.
Gerçekten de; İİK’nun 97/3. maddesinde: “…Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır…” düzenlemesi ve aynı maddenin 13. fıkrasında ise, 02.07.2012 tarihinde 6352 sayılı Kanun’un 19. maddesi ile yürürlüğe giren değişiklik ile; İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur düzenlemesi yer almaktadır. Esasen buradaki tazminat da kötü niyet değil, gecikme tazminatı olarak nitelendirilmelidir.

Buna göre; alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi için takibin taliki kararı ile birlikte alacaklının olası zararını karşılamak üzere, istihkak iddia eden kişiden İİK’nun 36. maddesinde gösterilen teminatlardan birisinin alınması zorunludur. Dava konusu hacizli mallar istihkak iddiasının reddine yönelik kararın kesinleşmesinin ardından zaten paraya çevrilecektir. Önemli olan bu süreçte alacağın tahsilinin gecikmesinden kaynaklanan zararın da karşılanmasına elverişli bir teminatın üçüncü kişi tarafından yatırılmış olmasıdır. Bu nedenle somut olayda alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için aranan yasal koşulların gerçekleşmediği dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulüne, hükmün tazminat yönünden BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.