Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/6650 E. 2014/16684 K. 23.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6650
KARAR NO : 2014/16684
KARAR TARİHİ : 23.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil, alacak

Davacılar … ve müşterekleri ile davalı … aralarındaki tapu iptali ve tescil, alacak olmadığı takdirde alacak davasının reddine dair … 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 24.05.2013 gün ve 500/301 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili, ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.09.2014 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar vekili Av. … ve karşı taraftan davalı vek. Av. … geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar vekili, vekil edenlerin davalının öz çocukları olduğunu, davalının 1988 yılında emekli olması nedeniyle aldığı emekli ikramiyesi ile dava konusu 13517 parseli satın aldığını, dava dışı eşinin ziynet eşyaları ve vekil edenlerin desteği ile zemin katın inşa edildiğini, daha sonraki yıllarda zemin üstü birinci katın …, ikinci katın …, üçüncü katın …, dördüncü katın … tarafından yapıldığını, bilahare zemin katın …’a satıldığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline, mümkün olmaması halinde vekil eden… için 50.000 TL, diğer vekil edenler için 40.000’er TL’nin davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın yersiz, iddiaların asılsız olduğunu, talebinin zamanaşımına uğradığını, taşınmaz üzerindeki binaya ait kayıtların vekil edeni adına olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, binanın yapılması sırasında davacıların katkıları bulunduğu ancak taşınmaz tapuda kayıtlı olup, satışın resmi şekilde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki 108 m2 yüzölçümlü dava konusu 13517 parsel, 04.11.1998 tarihinde satın alma yoluyla davalı … adına tescil edilmiştir.

Dava; harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak isteğine ilişkindir. Tapuda kayıtlı taşınmazların harici satışı TMK’nun 706, 6098 sayılı TBK’nun 237, 818 sayılı BK’nun 213, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz ve satın alana herhangi bir hak bahşetmez. TMK’nun 706. maddesinde öngörülen resmi şekil bir ispat şartı olmayıp bir geçerlilik şekil şartıdır. Bu husus 6098 sayılı TBK’nun 237. maddesinde “Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için resmi şekilde düzenlenmesi şarttır.” şeklinde açıklanmıştır. Bu sebeple resmi memur önünde yapılmayan harici satış senetlerine değer verilemez ve buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamaz. Davanın bu sebeple reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün tapu iptal ve tescile ilişkin bölümünün ONANMASINA,
Davacılar vekili ile davalı vekilinin terditli talebe ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacılar vekili dava dilekçesinde ve yargılama sırasındaki beyanlarında açıkça; tapu iptali ve tescil isteği kabul takdirde, davac…r için 50.000 TL. diğer davacılar için 40.000’er TL’nın davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de ,davacıların kademeli talepleri konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ve taleplerin karşılanmamış olması doğru ve isabetli görülmemiştir.
Davacılar vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, onama ve bozma yapıldığından taraflar lehine Avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara ve davalıya ayrı ayrı iadesine, 23.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.