YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9610
KARAR NO : 2015/17601
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
MAHKEMESİ : Körfez 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/01/2014
NUMARASI : 2010/455-2014/12
E.. G.. ile B.. H.. aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kısmen kabulüne dair Körfez 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 14.01.2014 gün ve 455/12 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 924,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,774,20 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 07.10.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava ve hüküm “evlilik mal rejimininin tafiyesinden kaynaklanan alacak” talebine ilişkin olup; mahkemece alacağa hükmedilmiş; hükmü davalı temyiz etmiştir.
Taraflar “anlaşmalı” (TMK.m.166/3) olarak boşanmışlardır. Anlaşmalı olarak boşanmaya karar verebilmek için tarafların boşanmanın eki (fer’i) niteliğinde olan mali konularda (TMK.m.174/1-2, 175, 182 tarafların anlaşmış olması, hakimin bu anlaşmayı uygun bulması gereklidir. Mal rejiminin tasfiyesi bağlamında, mal paylaşımı ve buna bağlı alacak hakları konusunda anlaşma zorunlu değildir. Ancak, bu konularda da anlaşılmış olması halinde; boşanmayla birlikte buna yönelik anlaşmanın da karara geçirilmesi gereklidir.
Anlaşmalı boşanma için; taraflar boşanma mahkemesine imzalarını taşıyan yazılı protokol (anlaşma) sunmuşlar, bu anlaşmanın mahkemece de uygun bulunduğu, mahkeme hükmünün gerekçesinde açıklanmış; ancak protokol hükümleri kararın hüküm fıkrasına mahkemece geçirilmemiştir.
Mahkemenin gerekçesi kesin hüküm gücünde olmamakla birlikte; hükümle sıkı sıkıya bağlıdır. Bu nedenle hüküm sonucunun (nihai hüküm) yorumlanmasında aydınlatma ve açıklama işlevine sahiptir. Anlaşmalı boşanmada, tarafların yazılı anlaşmalarının hüküm fıkrasına geçirilmesi asıldır. Anlaşmadaki eda hükümlerinin hükme geçirilmesi aynı zamanda asıldır. Bu karşılık tespit hükümleri, hüküm fıkrasına alınmamış ise, yoruma başvurulmalıdır.
Anlaşmalı boşanma kararında, mahkemenin uygun bulduğuna gerekçesinde açıkladığı yazılı boşanma anlaşmasının 4. maddesi “dava bittikten sonra taraflar birbirlerinin aleyhine alacak, tazminat ve nafakası davası açmayacaklardır” metnini taşımaktadır. Anlaşma maddesinde; “nafaka ve tazminat” durumu ayrıca belirtildiğine göre; buradaki “alacak” ifadesi; mal rejiminin tasfiyesi, kişisel mal varlığının aidiyetine ilişkin bir anlaşma olarak kabul edilmeli; hüküm bu şekilde anlaşılmalıdır.
Açıkladığım nedenlerle; davacı anlaşmalı boşanmanın eki haline getirilen yazılı boşanma anlaşmasıyla boşanmanın eki niteliğinde olmayan malvarlığına ilişkin alacak talebinin bulunmadığını kabul etmiştir. Davacı bu kabulüyle bağlıdır. Sonradan aynı konuda açılan dava bu nedenle dinlenemez. Temyiz edilen hüküm davanın reddine karar verilmek üzere bozulmalıdır. Onama kararına bu sebeple katılmıyorum. 07.10.2015