YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10406
KARAR NO : 2017/13001
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, 5969 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına 04/07/1979 tarihinde satın alındığını, davalının vekil edeninin agabeyi olduğunu, vekil edeni ile dört kardeşi ve annelerinin birlikte dava konusu taşınmazda zemin katını yaptıklarını, daha sonra vekil edeninin zemin katın üstüne birinci katı kendi imkanı ile yaptığını, …Büyükşehir Belediyesi tarafından yol geçeceğinden bahisle kamulaştırma durumu olduğundan bahse konu taşınmazda birinci katın vekil edeni tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu tapunun 5969 parselde kayıtlı bulunan 2 katlı binanın 2.katının davacı tarafından yapıldığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup, dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür. Bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmesi gerekir (HMK 114/1-h, 115 m.).
Öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden; …Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 02/10/2014 havale tarihli yazısında, dava konusu taşınmazın, Belediyelerince yürütülen “Buca Yeşildere Caddesini …Otogarına bağlayan 35 mt lik Ekspres Bağlantı Yolu” güzergahında kaldığının tespit edildiği ancak kamulaştırma işlemlerinin etaplar halinde yapıldığının ve dava konusu taşınmaz için henüz bir kamulaştırma işleminin olmadığının belirtildiği, taraflar arasında görülen bir ortaklığın giderilmesi davasının olmadığı ve kentsel dönüşüm uygulamasının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
O halde; söz konusu taşınmaz hakkında yukarıda bahsedilen ilkeler ışığında, ortaklığın giderilmesi, kamulaştırma ve kentsel dönüşüm gibi ayrık durum olarak kabul edilen uygulamalar da olmadığına göre, davacının açtığı davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.