YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10430
KARAR NO : 2017/12542
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Borçlu vekili, İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; müvekkili hakkında …1. İcra Müdürlüğü’nün 2014/10047 Esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını, ilamın konusu şahsın hukukuna ilişkin olduğundan kesinleşmeden takibe konulamayacağını ileri sürerek icra takibinin iptalini istemiştir.
Mahkemece, takibe konu manevi tazminata ilişkin ilamın kişiler hukukuna girdiği, kesinleşmeden icraya konulamayacağı gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmesi üzerine; hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kararın alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Mahkemece ek kararla, kararın süresinde temyiz edilmediği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiş, ek kararı alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçeli kararın alacaklı vekiline Tebligat Kanunu 21. maddesine göre; adreste geçici (duruşmada) olarak bulunamadığı için, muhtara yapıldığı mazbataya isim vermekten imtina eden ve imzası alınmayan iş hanı çaycısına haber verildiğinin şerh düşüldüğü Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesine göre, muhatabın adreste bulunmama nedeninin araştırılarak, beyanı alınan kişinin isim ve imzasının alınması, imzadan çekinme halinde bu durumun tebligat parçasına yazılması gerektiği, tebligat Tebligat Kanunu ve Yönetmelik hükümlerine uygun yapılmaması nedeniyle, usulsüz olduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine ilişkin 17.04.2015 günlü ek kararın kaldırılmasına karar verildi.
Temyiz incelemesine geçildi;
Talep, İİK’nun 41. maddesi yollamasıyla İİK’nun 16. maddesine dayalı şikayete ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK’nun 443/1 (HMK. 367/1 m.) maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir.
Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar (HUMK.443/4 m.),
Mahkumiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları, (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 4. maddesi),
Kira tespit ilamları (12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı),
Menfi tespit davasına ilişkin ilamlar (İİK’nun 72. madde),
Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar (MÖHUK. 41/2),
Sayıştay Kararları (6085 sayılı Sayıştay Kanunu 53. madde),
İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar (2577 sayılı İYUK 28/1),
Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan …1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/438 Esas 2014/1228 Karar sayılı ilamı, kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat alacağına ilişkin olup, tarafların şahsı da ailevi yapılarına ilişkin hukuki durumlarında ve bunlara ilişkin sicil ve kayıtlarda bir değişiklik yaratmamakta, sonuçları itibariyle ancak tarafların malvarlığını etkilemektedir. Bu itibarla ilam, yukarıda sayılanlar arasında yer almadığından takibe konulabilmesi için kesinleşmesi gerekmez.
O halde, Mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.