YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11432
KARAR NO : 2017/12631
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı Hazine vekili, davaya konu 101 ada 494 parselin 18,40 m2’lik kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını açıklayarak, taşınmazın bu bölümüne ilişkin tapu kaydının iptali ile terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, vekil edeninin, dava konusu taşınmazı 1977 tarihli tarihli köy satış senedi ile aldığını ve 2007 yılında da taşınmazın tapulamasının yapıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 494 parsel sayılı taşınmazın 17,64 m2’lik kısmının davalı adına olan tapusunun iptaliyle bu kısmın kıyı olarak terkinine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile Türk Medeni Kanunu’nun 715 ve 999. maddelerine dayalı olarak açılmış tapu kaydının iptali ile sicilden terkini isteğine ilişkindir.
Somut olayda; her ne kadar Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Zira;
Mahkemece, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 4.maddesindeki tanımlamalar dikkate alınarak, aynı Kanunun 5 ve 9.maddeleri ile 13.03.1972 gün ve 7/4 sayılı, 28.11.1997 gün ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları göz önünde tutularak, Kanunun 9/2.maddesinde belirtilen bilirkişi heyeti oluşturulmamış, yapılan keşifte gözlem çukurları açılmamış, gözlem çukarlarından alınan numunelerde labaratuvar analizi yapılmamış, İdare tarafından 5.5.2014 tarihinde onaylanan kıyı kenar çizgisine ait belgeler gereği gibi uygulanmamıştır.
Hal böyle olunca, Mahkemece yapılması gereken iş, 3 kişilik jeolog ya da jeomorfolog, 1 harita mühendisi ve 1 ziraat mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmazda yeniden keşif yapılması, taşınmazın farklı noktalarında gözlem çukurları açılarak bu çukurlardan alınan verilerin incelenmesi, açılan gözlem çukurlarının harita üzerinde işaretlenerek gösterilmesi ve kıyı kenar çizgisinin tespit edilmesi, keşfen tespit edilen kıyı kenar çizgisi ile Bakanlık tarafından onaylanan kıyı kenar çizgisinin fen bilirkişi tarafından kroki üzerinde gösterilmesi, farklılık olursa sebebinin açıklattırılması, davaya konu taşınmazın kadastro tespit tutanaklarının ve tapu kaydının tüm tedavüllerinin getirtilerek, tapunun oluşumuna esas, Hazine’nin taraf olduğu her hangi bir mahkeme kararının olup olmadığı hususunun da gözönünde bulundurulması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesidir.
Anılan yönler gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.