YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11593
KARAR NO : 2017/14066
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, 03/04/2014 ve 29/08/2014 tarihlerinde yapılan hacizler sırasında davacı 3. kişi şirkete ait malların haczedildiğini, haciz konusu malların borçluya ait olmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,takip borçlusu …’in davacı 3.kişi şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, davacı şirketin borcun doğumundan çok önce kurulmuş olduğu, hacze konu menkullerin davacı şirketin faaliyet alanı ile uyumlu olduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK’nun 96. ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, takibe konu borç takip borçlusunun şahsi borcu olmayıp, …- Contes Cosmetics İnternatıonal ünvanlı esnaf işletmesine 4857 sayılı İş Kanunu’nun 92. maddesine muhalefetten dolayı kesilen 19.11.2012 tarihli idari para cezasından kaynaklanmaktadır.
Öte yandan; dava konusu haczin yapıldığı yerin, ödeme emrinin tebliğ adresi olması, davadışı …- Contes Cosmetics İnternational ünvanlı işletme ile davacı şirketin faaliyet alanlarının ve faaliyet adreslerinin aynılığı,bu iki işletmenin sahibinin de … olması, mahcuzlar üzerinde Contes ibareli etiketlerin bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda mülkiyet karinesinin borçlu ve dolayısıyla alacaklı lehine olduğunun ve bu karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından ispat edilmesi gerektiğinin kabulü gerekir. Davacı 3. kişi ise dava dilekçesinde dayandığı belgeler ile mülkiyet karinesinin aksini kanıtlayamamıştır.
Bu itibarla Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.