YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11753
KARAR NO : 2017/15906
KARAR TARİHİ : 29.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili şikayetinde, davacılara tebliğ edilen icra emrinde ilam hükmünde dayanak belge olarak 23.02.3006 tarihli, 1038 yevmiye numaralı belge gösterilmesine rağmen, takip talebi ekinde sunulan “kredi borç senedi” başlıklı belgenin 04.11.2008 düzenleme tarihli ve 16259 senet numarası ile gösterildiğini, Kredi Borç Senedinin dayanağı olan Kredi Genel Sözleşmesinin ise 23.02.2006 tarih ve 423 numaralı olarak bildirilmesine rağmen, ekinde 18.03.2005 tarih, 232 numaralı sözleşmenin ibraz edildiğini, 04.11.2008 tarihli Kredi Borç Senedinde borç miktarının 15.533,75 TL, borç vadesinin 30.09.2009 olarak yazılmasına rağmen takip talebinde alacak asıl miktarının 21.899,87 TL, vade tarihinin 11.11.2009 olarak gösterildiğini, bu itibarla takip talebindeki talep içeriği ve dayanak olarak gösterilen belge ile takip talebi ekinde dosyaya ibraz edilen belge arasında uyumsuzluk ve çelişki bulunduğunu, bu durumda takip dayanağının ilam niteliğinde belge sayılmasının mümkün olmadığını, icra müdürlüğünün takip talebini ilamlı takip olarak kabulünün yasaya uygun olmadığını belirterek icra işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalı alacaklının davacı borçlular hakkında 388 sayılı Karamurat …i Kurumuna ait ……yevmiye numaralı, 23.02.2006 tarihli belgeye istinaden ilamlı icra takibinde bulunduğu, İcra ve İflas Kanununun 58. ve 61. maddeleri hükmüne göre alacaklı takibini belgeye dayandırdığı takdirde belgenin tasdikli bir örneğinin dosyaya sunulması gibi ödeme emrine eklemek suretiyle borçluya gönderilmesinin gerektiği, mevcut olayda takip dayanağı belge ile takip talebine ekli belgelerin tarih ve numaralarında uyumsuzluk bulunduğu, asıl alacak miktarının sözleşme ile takip talebinde farklılık gösterdiği, takip talebinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı alacaklı 388 Sayılı …i “388 Sayılı Karamurat …i Kurumuna ait 1038 yevmiye nolu 23.02.2006 tarihli belge”ye dayanarak takip başlatmıştır. Her ne kadar mahkemece takip dayanağı belge ile takip talebine ekli belgelerin tarih ve numaralarında uyumsuzluk bulunduğu gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmiş ise de, takibe dayanak kredi borç senedi icra emrinde belirtilen belge ile aynı tarih ve sayıyı içermektedir. Dayanak belgede; “0388 sayılı Karamurat …i”, ortak no: 1038, “iş bu borç senedi 23.02.2006 tarih ve 423 no’lu kredi genel sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçasıdır” ibaresine yer verilmiş olmakla birlikte, kredi konusu %25 faiz indirimli kim. Gübre ….. olup, borç miktarı 15.533,75 TL, senet no: 18259 ve senedin vade tarihi: 30.09.2009 olarak düzenlenmiştir. Bu durumda vade tarihi de göz önünde bulundurularak alacak miktarının takibe konu miktar ile uyumlu olup olmadığının, gerekirse bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle tespit edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme hükmünün yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.