Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/11767 E. 2017/14565 K. 06.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11767
KARAR NO : 2017/14565
KARAR TARİHİ : 06.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili, müvekkili aleyhine başlatılan ilamlı takipte, ilamda ihbar tazminatından sorumlu tutulmadığı halde müvekkilinden ihbar tazminatı talep edildiğini, ayrıca müvekkilinin sınırlı sorumlu tutulduğu alacak kalemleri hakkında alacakların tamamı üzerinden takip yapıldığını ileri sürerek takibin iptalini ve alacaklı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, şikayetin kabulüne, icra emrinde davacının ihbar tazminatından sorumlu olmadığına, icra emrinin bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-) Borçlu vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
HMK’nun 297/2. maddesi, ” Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir ” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, borçlu vekili, takip dayanağı ilama aykırı olarak müvekkilinden ihbar tazminatı istendiğini, ayrıca müvekkilinin sınırlı sorumlu tutulduğu alacak kalemleri hakkında alacakların tamamı üzerinden takip yapıldığı şikayetinde bulunmuştur. Mahkemece, hüküm fıkrasında şikayetin kabul edildiği belirtilerek ihbar tazminatı yönünden icra emrinin düzeltilmesine karar verilmiş, bu haliyle şikayet sebeplerinin tamamı hakkında açık hüküm oluşturulmamıştır. Bu durumda, Mahkemece, borçlu tarafın ileri sürdüğü tüm şikayet sebepleri hakkında Yargıtay denetimine elverişli, yukarıda açıklanan HMK’nun 297/2 maddesi uyarınca açık ve anlaşılır karar oluşturulmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle borçlu vekilinin temyiz itirazları kısmen yerinde görüldüğünden kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, borçlu vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.