YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11808
KARAR NO : 2017/14566
KARAR TARİHİ : 06.11.2017
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVATÜRÜ: Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, İcra Müdürlüğünce 04.12.2014 tarihli dosya hesabı yapılırken uygulanan faiz oranlarında hata yapıldığını, fazla faiz hesaplandığını, takip dayanağı ilamın bozulması öncesinde yaptıkları şikayet başvurusu üzerine verilen … 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2009/1713 Esas 2010/412 Karar sayılı kararının uygulanacak faiz oranları ile ilgili olduğunu, dosya borcunun yeniden hesaplanmasına yönelik taleplerinin müdürlükçe reddedildiğini ileri sürerek anılan ret kararının kaldırılmasını, dosya borcunun 04.12.2014 tarihi itibariyle yeniden hesaplanmasını talep etmiştir.Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda; şikayetin kısmen kabulü ile, takip dosyasında borçlunun 04.12.2014 tarihi itibari ile 18.127,86 TL. fazla ödeme yaptığının tespitine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
İcra dosyasının incelenmesinde; takip dayanağı … 1 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/1027 Esas, 2009/363 Karar ve 30.07.2009 tarihli ilamı ile 65.000 USD alacağın ödeme günündeki kur üzerinden hesaplanan TL karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği; iş bu ilama dayanılarak tanzim edilen 28.08.2009 tarihli icra emrinde, asıl alacak kalemi için 31.093,53 USD faiz talep edildiği; alacaklının faiz kaleminde maddi hata yaptıklarından bahisle yeniden icra emri düzenlenmesini talep etmesi üzerine İcra Müdürlüğün’ce borçluya 29.9.2009 tarihli 120.698 USD faiz talepli yeni bir icra emri tebliğ edildiği; borçlu vekilinin sonradan gönderilen icra emrinde talep edilen faiz alacak kalemine itirazı üzerine … 4. icra Hukuk Mahkemesi’nin 26.03.2010 karar tarihli ilamı ile 29.9.2009 tarihli icra emrinin iptaline, 28.8.2009 tarihli icra emri doğrultusunda takibin devamına karar verildiği, iş bu kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 18.10.2010 tarihli ilamıyla onandığı; 28.8.2009 tarihli icra emrine dayanak … 1 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/1027 Esas, 2009/363 Karar ve 30.07.2009 tarihli ilamının Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 01.04.2010 tarihli ilamıyla bozulduğu, … 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 12.11.2013 karar tarihli ilamı ile bozmaya uyularak 49.130,72 … Dolarının 28.2.2001 tarihinden itibaren devlet bankalarınca … Dolarına 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiziyle tahsiline karar verildiği ve iş bu kararın 13. Hukuk Dairesi’nin 28.02.2014 tarihli ilamıyla faiz başlangıç tarihi yönünden düzeltilerek onandığı anlaşılmaktadır.Az yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, bozma öncesi ilama dayanılarak tanzim edilen 28.8.2009 tarihli hesap,… 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin kararı ile kesinleşmiş görünmekte ise de kesinleşen hesaba dayanak ilam Yargıtayca bozulmuş, … 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl alacak ve faiz kalemleri yönünden farklı bir hüküm kurulmuştur. Bu durumda, … 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin kararı dosya borcu hesabında esas alınamaz. O halde, Mahkemece bozma sonrası verilen 12.11.2013 tarihli karar ve 13. Hukuk Dairesi’nin 28.2.2014 tarihli düzelterek onama ilamı dikkate alınarak ve varsa dosyadaki ödemeler nazara alınarak dosya borcunun yeniden hesaplanması gerekirken bozulmakla ortadan kalkan ilamı esas alan … 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin kararı ile bağlı kalınarak yapılan hesaplamaya göre sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un, 3678 sayılı Yasa ile değişik 4/a maddesinde; sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde, Devlet Bankaları’nın o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı belirtilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Tebliğleri gereğince, bankalar uygulayacakları azami faiz oranlarını serbestçe tespit ederek, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na bildirmek zorundadırlar. Bildirilen bu oranlar bankaların mevduat kabulünde uygulayabilecekleri azami oranlar olup, fiilen uyguladıkları oranlar ile farklılık gösterebilmektedir.
Mahkemece anılan yasal düzenleme kapsamında kamu bankalarından faiz oranlarının sorulmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirilen faiz oranlarına göre hesap yapıldığı anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, ilam ve Yasa maddesi nazara alınarak, Devlet bankalarının takip konusu yabancı paraya fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranlarının, ilgili bankalar genel müdürlüklerinden sorularak tespiti ile bu oranlar esas alınarak faiz hesabı yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken, bilirkişinin Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirilen faiz oranlarına göre yaptığı hesaplama kabul edilerek hüküm tesisi de isabetsiz olmuştur.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre alacaklı vekilinin faiz dışındaki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 06.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.