YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11825
KARAR NO : 2017/14000
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; takip dayanağı ilamda birlikte ifa kuralı gereği aracın iadesi ve 40.800 TL’nin ödenmesine karar verildiğinden alacaklının öncelikle aracı müvekkiline devretmesi gerektiğini, aracın takyidatı incelendiğinde devredilemeyeceğinin de açık olduğunu, ayrıca faizin aracın tesliminden itibaren başlayacağını ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, şikayetin kabulü ile Korkuteli İcra Müdürlüğü’nün 2014/1816 Esas sayılı dosyasında yapılan takibin şikayetçi borçlu yönünden iptaline karar verilmesi üzerine; hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
İcra takibinin dayanağı, Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/75 Esas 2014/421 Karar sayılı ilamında ”… 40800 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birlikte ifa kuralı gereğince aynı anda dava konusu 07 RR 762 plakalı ayıplı aracın davalıya iadesine…” karar verilmiştir. Anılan ilam bu haliyle edimlerin aynı zamanda ifası (birlikte ifa) yükümlülüğünü vermektedir. İlamın infazı, ayıplı aracın teslimi ile belirlenen tazminat tutarının ödenmesinin birlikte gerçekleştirilmesini gerektirir. Bu durumda takip başlatan alacaklının, ayıplı aracın devir ve tesciline hazır olduğunu bildirip usulüne uygun iadesi sağlanana kadar takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde takibin iptaline karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin temyiz itirazları kısmen yerinde görüldüğünden kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.