Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/11834 E. 2017/14001 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11834
KARAR NO : 2017/14001
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R
Alacaklılar vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; takip dayanağı ilamda avans faizine hükmedildiğini, taraflarınca takip talebinde sehven yasal faiz istendiğinin fark edilmesi üzerine, usul ekonomisine uygun olarak avans faiz talep ettiklerini, ancak icra müdürlüğünce taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek anılan müdürlük işleminin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece takipte yasal faiz istendiği, alacaklının takip talebi ile talebini sınırladığı ve takibin kesinleştiği, yasa gereği alacaklının talebini genişletemeyeceği, hakkının genel hükümler çerçevesinde telafisi her zaman mümkün bulunduğundan takip hukuku açısından müdürlüğün ret kararının yerinde görüldüğü gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Faiz alacağına mahkeme ilamı ile hükmedilmesi halinde alacaktan açıkça feragat edilmediği sürece hukuki varlığını koruyacağından, alacaklı fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmasa bile zamanaşımı süresinin dolmasına kadar ilamda yazılı eksik kalan faiz alacağını her zaman talep edebilir.
Somut olayda, takip dayanağı ilamda avans faize hükmedildiği görülmektedir. HMK 30. maddesinde yer verilen usul ekonomisi ilkesi geregi alacaklı tarafından ek takip talebi verilmek suretiyle, ilamdan kaynaklanan bakiye faiz alacağı aynı dosya üzerinden istenebilir. Mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine dair hüküm kurulması doğru değilir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.