YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12098
KARAR NO : 2017/15746
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; rehin açığı belgesi ile ilamlı takip yapılamayacağını belirterek takibin iptalini ve hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece; şikayetin kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK.nun 152.maddesi; “Rehin, satış isteyenin alacağına derece itibariyle rüchanı olan diğer rehinli alacakların tutarından fazla bir bedelle alıcı çıkmamasından dolayı satılmazsa veya satılıp da tutarı takip olunan alacağa yetmezse, alacaklıya bütün veya geri kalan alacağı için bir belge verilir. Alacağı irat senedinden veya bir taşınmaz mükellefiyetinden doğmayan alacaklı, bu suretle tahsil edemediği alacağı için borçlunun sıfatına göre iflas veya haciz yoluna gidebilir. Alacaklı satış yapılmamışsa artırma gününden, satış yapılması halinde satışın kesinleşmesi tarihinden itibaren bir sene içinde haciz yolu ile takip talebinde bulunursa yeniden icra veya ödeme emri tebliğine lüzum yoktur. Rehin açığı belgesi, borç ikrarı mutazammın senet mahiyetindedir” hükmünü ihtiva eder.
Hükmün içeriğinde, rehin açığı belgesinin verildiği takip dosyasında, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapılmış ise alacaklı bu belgeye dayanak olarak ilamlı icra takibi yapılabilir ve borçluya icra emri gönderilebilir.(Prof. Dr. Baki Kuru İcra ve İflas Hukuku El Kitabı sf:874)
Somut olayda, takip dayanağı kesin rehin açığı belgesinin … İcra Dairesinin 2013/158 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan ilamlı takipte verildiği anlaşılmaktadır.
O halde, alacaklının bu kesin rehin açığı belgesi ile borçlu aleyhinde ilamlı takip yapması ve icra emri düzenlenmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı nazara alınarak Mahkemece, şikayetin reddine karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.