Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/13184 E. 2017/14694 K. 07.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13184
KARAR NO : 2017/14694
KARAR TARİHİ : 07.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili takibe konu ilamın men’i müdahale ve kal’e ilişkin olması sebebiyle kesinleşmeden takibe konulamayacağını, bu nedenle icra takibinin iptalini istemiştir. Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi üzerine hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, …13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 15.09.2011 tarih 2008/53 Esas-2011/473 Karar sayılı ilamında “Dava ve birleşen dava açısından Men’i Müdahale davasının kabulü ile Şişli İlçesi, Kaptanpaşa Mahallesi, 10289 ada, 32 parsel nolu taşınmaza davalılar …, … ve…’nın müdahalesinin men’i ile taşınmaz üzerinde bulunan A ve B harfi ile gösterilen yapıların Kâl’ine, … Alınan harca göre 1.491,06 TL bakiye ilam harcının davalılar …, …,…, … ve …’den tahsiline,….Krokide B harfi ile gösterilen taşınmaz üzerindeki yapı ile ilgili 28.02.2000-31.10.2004 tarihleri ile ilgili 2.176,36 YTL(TL) ecrimisilin … ve …’den dönem sonları itibariyle hesap edilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,..” karar verilmiştir.
Öncelikle, kal’e (yıkıma) ilişkin davalar sonunda verilen kararların kesinleşmeden icrası ve daha sonra hükmün bozulması halinde telafisi imkansız zararların meydana geleceği göz önüne alınarak, bu konuda verilen kararların kesinleşmeden icra edilemeyeceği kabul edilmelidir. Dayanak ilamın 1 nolu bendinde kal hükmü kurulmuş olup bu hükümden kaynaklanan bakiye ilam harcından şikayet eden borçlu … da sorumlu tutulmuştur. Ayrıca ‘B’ harfi ile gösterilen taşınmazın şikayetçi tarafından kullanıldığı belirtilerek ecrimisile hükmedilmiştir. Bu haliyle birleşen davaların birbirleri ile irtibatı bulunduğu ve verilen kararın kesinleşmeden icra edilemeyeceğinin kabulü gerekir.
O halde Mahkemece, şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

NE