YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13273
KARAR NO : 2017/14698
KARAR TARİHİ : 07.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili şikayetinde; ücret, birikmiş ücret, fazla mesai, genel tatil, agi ve yol yemek alacaklar kalemlerine uygulanan işlemiş ve işleyecek faiz oranları ile istenen faiz miktarının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda “Şikayetin KABULÜ ile, icra emrindeki……. alacağı üzerinden işlemiş faizin toplam 1.560,98 TL olarak DÜZELTİLMESİNE, aşkın (fazla) faizin iptaline, İcra emrindeki takip tarihi itibariyle işleyecek en yüksek Banka Mevduat Faizinin %5 olarak DÜZELTİLMESİNE,” karar verilmiş, hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Faiz miktarı ve oranına ilişkin şikayetlerde uygulanacak en yüksek mevduat faizi oranının tespiti için HGK’nun 20.09.2006 tarih, 2012/594-534 Esas ve Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; Mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde mevduata fiilen uyguladıkları en yüksek faiz oranının sorulması, hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır.
Bu durumda Mahkemece, taraflardan banka isimleri sorulup, yukarıda bildirilen ilkeler ışığında, her iki tarafın da bildirdiği bankalardan fiilen uyguladıkları mevduat faiz oranları getirtilerek ve en yüksek mevduat faiz oranı tespit edilerek gerektiğinde yeni bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, yalnızca borçlu tarafın bildirdiği banka faiz oranları baz alınarak hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.