YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13304
KARAR NO : 2017/15122
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Takip dayanağı … 24. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07.11.2012 tarih ve 2011/332 Esas, 2012/227 Karar sayılı ilamının takibe konulan bendinde “…davacının davasının kabulü ile 74.300,00 USD nin 15.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine’’ karar verilmiştir.
Şikayetçi borçlu vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda, takipte faiz hesaplaması yanlış yapıldığından bahisle icra emrinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda şikayetin reddine karar verilmiş hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un, 3678 sayılı Yasa ile değişik 4/a maddesinde; sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde, Devlet Bankaları’nın o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı belirtilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti … Bankası Tebliğleri gereğince, bankalar uygulayacakları azami faiz oranlarını serbestçe tespit ederek, ….Cumhuriyeti … Bankası’na bildirmek zorundadırlar. Bildirilen bu oranlar bankaların mevduat kabulünde uygulayabilecekleri azami oranlar olup, fiilen uyguladıkları oranlar ile farklılık gösterebilmektedir.
Somut olayda, Mahkemece anılan yasal düzenleme kapsamında kamu bankalarından faiz oranlarının sorulmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; TCMB’na bildirilen faiz oranlarına göre hesap yapıldığı anlaşılmaktadır.
O halde, Mahkemece, ilam ve Yasa maddesi nazara alınarak, Devlet bankalarının takip konusu yabancı paraya fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranlarının, ilgili bankalar genel müdürlüklerinden sorularak tespiti ile bu oranlar esas alınarak faiz hesabı yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken, bilirkişinin TCMB’na bildirilen faiz oranlarına göre yaptığı hesaplama kabul edilerek hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.