YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13344
KARAR NO : 2017/15654
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, icra takibine dayanak yapılan ilamın kesinleşmeden icra takibine konulamayacağını iddia ederek, takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, boşanma kararının ekinde hükmedilen maddi tazminat, yargılama gideri ile vekalet ücretinin, boşanma kararı kesinleşmeden infaz edilemeyeceği gerekçesiyle şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 443/4. (HMK’nun 367/2.) maddesi gereğince aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemez. Ayrıca, boşanma kararının “eklentisi” olan yoksulluk, iştirak nafakası, maddi-manevi tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücreti de aynı kurala tabi olup, icra takibine konu edilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir. Bir başka anlatımla boşanma hükmü kesinleşmiş ise eklentilerin (Yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat vs.) infaz edilmesi için eklentiler yönünden kararın kesinleşmesi gerekmez.
Somut olayda; 06.05.2015 tarihinde başlatılan takipte; takibe konu … 6. Aile Mahkemesi’nin 08.05.2014 tarih 2013/1082 Esas 2014/612 Karar sayılı ilamında, tarafların boşanmalarına ve alacaklı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Şikayet dilekçesine ekli takip dayanağı ilama ilişkin temyiz dilekçesi içeriğinden hükmün boşanma ile ilgili kısmının temyiz edilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda boşanma hükmü kesinleşmiş olduğundan buna bağlı fer’i nitelikteki maddi- manevi tazminat ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin de takibe konulabilir hale gelmiş olması nedeniyle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİKnun 366 ve 6100 sayılı HMKnun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMKnun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİKnun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.