YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13474
KARAR NO : 2016/3113
KARAR TARİHİ : 23.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesat Aidiyetinin Tespiti
Davacı … Gıda A.Ş. davalı … ve müşterekleri ile davalı-karşı davacı …, davalılar … ve müşterekleri aralarındaki muhdesat aidiyetinin tespiti isteğine ilişkin olup, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen … gün ve … sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı … Gıda A.Ş. vekili, duruşmasız olarak incelenmesi davacı-karşı davalı … vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için … Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden … Gıda Tic. A.Ş. vekili Avukat … geldi. Karşı taraftan başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya eksikliklerin giderilmesi için mahkemeye geri çevrilmiş bilahare eksikliklik ikmal edilip yeniden dairemize gönderilmiş olup, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Gıda AŞ. vekili asıl davada, dava konusu .. parsel üzerindeki süt işleme tesisleri, yağ fabrikası ve eklentilerinin vekil eden şirkete ait olduğunu, taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasının sürdüğünü bildirerek, söz konusu muhdesatların müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı birleşen davada-davacı … vekili, aynı parsel üzerindeki ev, hayvan damı ve artezyen kuyunun vekil edeni tarafından yapıldığını, diğer mirasçılarla ilgisi bulunmadığını ileri sürerek, vekil edeni adına tespitini istemiş, asıl dava dosyasında gösterilen muhdesatların davacı şirkete ait olduğunu bildirmiştir.
Davalılardan …, asıl davaya konu muhdesatın davacı şirkete ait olduğunu, bu yöndeki davayı kabul ettiğini, ancak birleşen dosyadaki muhdesatın davacı İrfan’la ilgisi bulunmadığını belirterek birleşen davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalılar … ve …, birleşen davaya konu muhdesatların miras bırakan tarafından yapıldığını, asıl dava dosyasındaki muhdesatın davacı şirkete ait olduğunu, ortaklığın giderilmesi dosyasında muhdesata yönelik itirazda bulunulmadığını açıklamışlardır.
.//..
Diğer davalılar yargılama oturumlarına katılmamışlardır.
Mahkemece, asıl dava ile birleşen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, asıl dava davacısı şirket vekili ile davalı birleşen dava davacısı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen davalar; muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
1- Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller değerlendirilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, taşınmaz üzerinde bulunan bir kısım yapıların tespit tarihinden önce yapıldığı, bir kısım muhdesatın ise tapu kaydının beyanlar hanesinde kayıtlı bulunduğu, bazı imalatların ise muhdesat olarak değerlendirilemeyeceği belirlendiğine göre, davalı birleşen dava davacısı … vekilinin tüm, asıl dava davacısı … AŞ.vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı Şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; ortaklığın giderilmesi davası sırasında muhdesatların aidiyeti konusunda uyuşmazlık çıkması üzerine, davacı tarafça eldeki dava açılmıştır.Mahkemece, dava konusu parsel üzerinde bulunan mandıra ve müştemilatının davacı tarafından meydana getirildiğinin kabul edildiği, bu konuda herhangi bir itirazın bulunmadığı, davacı tarafın mandıra ve müştemilatı içinde yer alan ve inşaat mühendisi bilirkişisi …’ün … tarihli raporunda belirtilen yaklaşık 17 yıllık tek katlı süt işletme imalathanesini, yaklaşık 9 yıllık tek katlı hayvan yemi imalathanesini, yaklaşık 15 yıllık iki katlı betonarme soğuk hava deposunu, yaklaşık 17 yıllık iki katlı betonarme idare binasını, yaklaşık 16 yıllık zemin kat depo birinci kat mesken şeklindeki iki katlı binayı, yaklaşık 17 yıllık iki katlı betonarme yemekhane-yatakhaneyi, yaklaşık 16 yıllık tek katlı yığma bina şeklindeki süt toplama yerini, yaklaşık 17 yıllık tek katlı hayvan ahırını ve yaklaşık 17 yıllık yığma tek katlı bakıcı evini davaya konu etmesinde hukuki yararın bulunmadığı anlaşıldığından bu muhdesatlara ilişkin istemin hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden
.//..
reddine karar verilmelidir (HMK 114/1 -h, 115 m.) Öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
Somut olaya gelince; mahkemece yukarı bentte açıklanan muhdesatların tespitinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak açılan ortaklığın giderilmesi davasında, taşınmaz üzerindeki muhdesatların aidiyeti konusunda taraflar arasında uyuşmazlık çıkması nedeniyle eldeki dava açıldığı anlaşıldığına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sürdüğü ve davacı şirketin eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu hususunda duraksamamak gerekir.
O halde; mahkemece yukarı bentte açıklanan muhdesatların davacı şirkete ait olduğu belirlendiğine ve bu husus mahkemenin de kabulünde olduğuna göre, anılan muhdesatlara ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonunda yazılı şekilde hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı Şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu bölümlerinin 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı karşı davacı … vekilinin tüm, davacı Şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.100,00 TL. Avukatlık ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekil marifetiyle temsil olunan davacı Şirkete verilmesine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 375,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalı … Gıda A,Ş’ye iadesine ve 25,20 TL peşin harcın da istek halinde temyiz eden davalı-birleşen dosya davacısı …’e iadesine, 23.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.