Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/13728 E. 2017/15080 K. 13.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13728
KARAR NO : 2017/15080
KARAR TARİHİ : 13.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Borçlu vekili, 6552 sayılı Yasa’nın 38. maddesi ile 5502 sayılı Kanun’un 36. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, alacaklı tarafından kuruma yazılı bir müracaat bulunmadan, doğrudan cebri icra yoluna başvurulamayacağını ileri sürerek icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, şikayete konu icra takibinin yasa değişikliğinden sonra başlatılmış olması ve şikayet olunanın 5502 Sayılı Kanunun Değişik 36. Maddesi 2.fıkrasında yer alan, “Kurumun taraf olduğu her türlü davalarda, kurum aleyhine hükmedilen asıl alacak ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri, alacaklı veya vekilinin Kuruma ödemeye dayanak makbuz ve belgelerle birlikte yazılı şekilde yapacağı müracaat üzerine bildireceği banka hesap numarasına, müracaat tarihinden itibaren otuz gün içinde ödenir. Bu süre geçmeden Kurum aleyhine cebri icra yollarına başvurulamaz.” hükmüne riayet etmeksizin icra takibi yapmış olmasının yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulüne karar verilmiş, karar alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
11.09.2014 tarih ve 29116 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun’un 38. Maddesiyle değişik 5502 sayılı Kanun’un 36/2. maddesi, “Kurumun taraf olduğu her türlü davalarda, Kurum aleyhine hükmedilen asıl alacak ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri, alacaklı veya vekilinin Kuruma ödemeye dayanak makbuz ve belgelerle birlikte yazılı şekilde yapacağı müracaat üzerine bildireceği banka hesap numarasına, müracaat tarihinden itibaren otuz gün içinde ödenir. Bu süre geçmeden Kurum aleyhine cebri icra yollarına başvurulamaz. Belirtilen sürede ödeme yapılmaması halinde, söz konusu alacaklar genel hükümler dairesinde tahsil olunur..” hükmünü içermektedir. Anılan düzenlemede, ilamın adli yargı mahkemelerince verilip verilmediğine bakılmaksızın, Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine başlatılacak ilamlı takiplerde, öncelikle Kuruma müracaat zorunluluğu bulunmaktadır.
Somut olayda; borçlu aleyhine … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2011/330 Esas sayılı dosyası ile 14.01.2011 tarihinde takip başlatıldığı, takip konusu ilam hakkında tehiri icra kararı alındığı, ilamın bozulduğu, bozmadan sonra verilen karar ile takibe devam edildiği, borçlu Kuruma 25.05.2015 tarihinde bozma sonrası verilen karara göre düzenlenen örnek 4-5 icra emrinin tebliğ edildiği görülmüştür. 5502 sayılı Yasa’da, 6552 sayılı Yasa ile değişiklik yapıldığı, anılan Yasa’nın yürürlük tarihinin ise 11.09.2014 olduğu, bu durumda Yasa’nın yürürlük tarihinden önce takip başlatıldığından ve bu tarihte de takip şartına ilişkin bir yasal düzenlenme olmadığından, şikayetin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.