Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/13982 E. 2017/17410 K. 21.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13982
KARAR NO : 2017/17410
KARAR TARİHİ : 21.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İcra Hukuk) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, mahcuzun 25/09/2014 tarihinde noterde düzenlenen satış sözleşmesi ile borçludan satın alındığını, bedelinin peşin olarak ödendiğini, haciz işleminin ise satışın yapıldığı gün daha sonraki bir saatte yapıldığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; davacının 01/10/2014 tarihinde hacizden haberdar olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davacı ile borçlu arasında yapılan ürün satış işleminin tamamen muvazaalı olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; ürünlerin borçlunun elinde, borçluya ait bahçede haczedildiği, borçlunun da bu haciz işleminden kurtulmak için davacı 3. kişi ile aynı gün bir satış sözleşmesi yaptığı, davacı 3. kişinin, borçlunun eski arkadaşı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dosya içerisinde yer alan … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 02.10.2014 tarih 2014/ 114 Esas, 2014/110 Karar sayılı dosyası ile; davacı 3.kişi …’ın temyize konu dosyanın alacaklısına yönelttiği istihkak davasında mahkemenin yetkisizliğine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili mahkeme olan … İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK. 20. maddesi “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir” hükmünü içermektedir. Anılan dosyada bu aşamada yetkisizlik kararının kesinleşmediği, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına da karar verilmediği görülmüştür.
Bunun yanında, davacı vekili, 14.11.2014 tarihli dilekçesi ile, … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/ 114 Esas sayılı dosyasında davacı 3.kişi her ne kadar … İcra Dairesinin 2006/ 1651 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açmış ise de, bu durumun maddi hatadan kaynaklandığını, dava içeriği incelendiğinde de olayın temyize konu dosyanın olayı ile aynı olduğunu beyan etmiştir. Kaldı ki, temyize konu dosyanın dava dilekçesinde de ‘’… İcra Müdürlüğü’nün 2006/ 1651 Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibinde’’ kısmının üzeri çizilerek 2008/ 1283 Esas sayılı dosya olarak düzeltme yapılmıştır. Hal böyle olunca, Mahkemece, … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/ 114 Esas- 2014/110 Karar sayılı dava dosyasının tarafları ve konusu temyize konu dava ile aynı olduğu ve yetkisizlik kararı verilen dosyanın halen derdest olduğu gerekçesiyle, derdestlik sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 21.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.