YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14025
KARAR NO : 2017/16086
KARAR TARİHİ : 04.12.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili, davalılar vekili ve feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, dava konusu edilen 168 ada 55 parsel sayılı davalı adına kayıtlı iki katlı işyeri vasfındaki taşınmazın,1970’li yıllarda… Belediyesi tarafından buradan geçen… Deresinin üstü kapatılarak zemin üzerine inşaat yapıldığını, altından dere akmaya devam ettiğini, belediye tarafından bina inşa edildikten sonra, Kadastro Müdürlüğü tarafından belediye adına tescil edildiğini, sonrasında davacıya hibe yoluyla satıldığını; derelerin devletin hüküm ve tasarrufunda bulanan yerlerden olduğunu, verilen tapunun yok hükmünde olduğunu, tapu kaydı yok hükmünde olduğundan davalının taşınmazı tapu kaydına güvenerek satın aldığını ileri süremeyeceğini belirterek; taşınmazın tapu kaydının iptali ile paftasında dere yatağı olarak gösterilmesini, müdahalenin menini ve derenin üzerini kapatan beton zemin ile binanın kalini, kal masraflarının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin taşınmazı ihale yoluyla belediyeden satın aldığını, tescil tarihinden çok zaman geçtikten sonra dava açılması nedeniyle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, tapu kaydına güvenerek taşınmazı satın aldıklarını, MK.nın 1020. maddesi uyarınca müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, kal masraflarının alınmasının icra aşamasında dikkate alınacağını, davanın reddini ve davacının davayı kazanması halinde zararın tahsili için belediye aleyhine kanuni yollara başvuracaklarından, davanın… Belediyesine ihbarını istemiştir.
Mahkemece dava… Belediyesine ihbar edilmiş,… Belediyesi feri müdahil sıfatıyla davada yer almış,… Belediyesi vekili; tescilin 2613 sayılı kanunun 22/E maddesi gereğince usulüne uygun olarak yapıldığını, kadastro tutanağının ilan edildiğini, davacı idare tarafından tutanağa itirazda bulunulmadığını ve idarenin kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu taşınmazın 20/05/2014 tarihli fen bilirkişi ek raporunda belirtilen …”noktalarına isabet eden toplam 32.82 m2’lik kısmının devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gerekçesi ile tapusunun iptali ile …”noktalarına isabet eden kısmın tespit dışı bırakılmasına, paftasında dere yatağı olarak gösterilmesine, 20/05/2014 tarihli fen bilirkişi ek raporunda belirtilen “A”noktasına isabet eden toplam 19.10 m2’lik kısmına ilişkin davanın reddine,davalı adına tapuya tesciline; davalının 20/05/2014 tarihli fen bilirkişi ek raporunda …”noktası olarak belirtilen kısmına vaki müdahalesinin menine; 20/05/2014 tarihli fen bilirkişi ek raporunda belirtilen …”noktalarına isabet eden yer üzerindeki kagir dükkan vasfındaki iki katlı binanın ve …”noktalarına isabet eden alandaki… Deresinin üzerini kapatan beton zeminin kal’ine; davacı tarafın kal masraflarının tazmini talebinin infaz aşamasını ilgilendiren bir husus olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, kabul red oranına göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı vekili ve feri müdahil vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalı vekilinin yargılama gideri, kal masrafları ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A maddesinde, kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmayacağı hüküm altına alınmıştır. Davacı … tarafından davalı aleyhine tesis kadastrosu sonucu oluşan tapu kaydının iptali istemiyle dava açıldığına göre davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi ve kal masrafları yönünden ise infaz aşamasını ilgilendiren bir husus olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi isabetsiz ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği gözetilerek; hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin son cümlesinde yer alan” Davacı tarafın yıkım masraflarının tazmini talebinin infaz aşamasını ilgilendiren bir husus olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına”,2 numaralı bendinde yer alan -Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca tahsili gerekli 726,38-TL nisbi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, ”, 3 numaralı bendinde yer alan “Bu davada davacı tarafından yapılan toplam 755,35-TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranına göre hesabolunan 477,47-TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,” ve 4 numaralı bendinde yer alan “4-Bu davada davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan…. uyarınca tespit olunan 1.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” bentlerinin hükümden çıkarılarak bunun yerine 2 numaralı bent olarak “Davacı … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına”, 3 numaralı bent olarak “ 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa’nın 16. ve 17. maddeleri gereğince 3402 sayılı Yasa’ya eklenen 36/A maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve kal masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına ve yine aynı yasa gereğince davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” bentlerinin eklenmesine ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, davacı vekili ve fer’i müdahil vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda 1 nolu bentte yazılı sebeplerle REDDİNE, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 182,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 544,38 TL’nin fer’i müdahillerden alınmasına, 04.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.