Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/14131 E. 2017/16547 K. 11.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14131
KARAR NO : 2017/16547
KARAR TARİHİ : 11.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptal ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin tashih kararı verilmiş olup hükmün ve tashih kararının ayrı ayrı davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

… A R A R

Davacılar vekili; dava konusu 92 parselin 1980 yılında davacıların murisi … tarafından haricen davalıdan satın alındığını o tarihten bu yana zilyetlik ve mülkiyetinin davacılar murisinde olduğunu davalı tarafından parselin davalı olmasından dolayı devredilemediğini, davalının dava sonunda tapuyu kendi adına almasına rağmen davacılar murisine devretmediğini, bu nedenle tapunun iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
Davalı;cevap dilekçesi vermemişse de ön inceleme duruşmasındaki beyanında, dava konusu yeri davacılar murisine sattığını, parasını aldığını, bu yerin başka bir dosyada davalı olduğunu bu nedenle devredemediğini beyan etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne ve 92 parselin davalı … adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına miras hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafından süresinde sadece harç ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilmiştir. Kararın yazımından sonra ve fakat taraflara tebliğinden önce davacılar vekili tarafından 22.10.2014 tarihinde verilen dilekçe ile harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin tavzih talebinde bulunulmuş olup mahkemece, 24.10.2014 tarihinde talep yönünde tashih şerhi konulmuştur. Tashih şerhine ilişkin karar yine davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; haricen satım sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davasıdır.
1)Hangi durumlarda tashih yapılabileceği, tashihin kapsamı ve ne şekilde yapılması gerektiği 6100 sayılı HMK’nun 304. maddesinde açıklanmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrasında ”Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir” denilmiştir.Aynı maddenin 2. fıkrasında ise; ”Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir ” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; Mahkemece gerekçeli kararın 2. fıkrasında “Karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.536,00 TL harçtan, peşin alınan 616,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.919,80 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına”, 3. fıkrasında ise “ Davacı tarafından yapılan ilk harç gideri 118,80 TL, tamamlama harcı 497,40 TL, 19 adet davetiye gideri toplamı 110,00 TL, keşif harcı 148,55 TL, bilirkişi ücreti 600 TL olmak üzere toplam 1.474,75 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde hüküm kurulmuştur. Davacılar vekili ise 22.10.2014 tarihli tavzih talebini içerir dilekçesinde, tek bir davalının olduğunu bu nedenle hükümde yer alan müştereken müteselsilen kısmının düzeltilmesini ve kararda vekalet ücretine hükmedilmediğinden bahisle vekalet ücretine de karar verilmesini talep etmiştir. Talep üzerine mahkemece verilen tashih şerhinde gerekçeli karardaki 2. fıkra “Karar tarihi itibariyle alınması gereken 9.324,31 TL harçtan, peşin alınan 3.365,80 TL harcın (170,80 TL Peşin harç, 3.595,00 TL tamamlama harcı) mahsubu ile bakiye 5.958,51 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,” şeklinde, 3. fıkra ise “Davacı tarafından yapılan ilk harç gideri 195,10 TL, 3.595,00 TL tamamlama harcı, 177,50 TL keşif harcı, 40,00 TL 5 adet davetiye posta gideri, 600,00 TL bilirkişi ücreti, 80,00 TL keşif araç ücreti olmak üzere toplam 4.687,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,” şeklinde değiştirilmiş olup gerekçeli kararda sehven vekalet ücretine hükmedilmediğinden ve davacılar davada kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden A.A.Ü.T.ne göre hesap ve takdir olunan 13.320,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,” karar verilmekle tashihle gerekçeli kararın hüküm fıkrası değiştirilmiştir.
a) Tek bir davalı olduğu halde, Mahkemece harç ve yargılama gideri yönünden, “davalıdan tahsili” demek yerine “davalılardan müştereken ve müteselsilen” denilmesi, sonuca etkili olmadığı gibi, bu konuda yapılan tashihte yasaya aykırılık bulunmadığından, harç ve yargılama giderine yönelik tashihe ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b) Kararın hüküm fıkrasında vekalet ücretine ilişkin uyuşmazlık, maddi hata niteliğinde olmayıp, bu eksiklik hükmün tashihi (HMK m. 304) yoluyla giderilemez. Hükmün tavzihi (HMK m. 305) yoluyla da taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Bu husus ancak temyiz konusu yapılabilir. Bu sebeple mahkemece vekalet ücretine ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüyle tashih şerhi şeklinde yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2) Davalının 04.09.2014 tarihli asıl karara karşı temyiz itirazlarına gelince; 05.09.2013 tarihli ön inceleme tutanağındaki davalı asilin “Yaklaşık 30-35 sene evvel ben davaya konu yeri …’e o zamanların parası ile 150 liraya sattım, paramı aldım, taşınmazı sattığımdan beri … taşınmazı kullandı, ben şimdiye kadar taşınmazı davacılara vermeyeceğim demedim, ancak taşınmazın komşu taşınmazlarla tapu kaymış, ben davacılara bu durumu halledin taşınmazı devredeyim dedim, hatta bu olayla ilgili de… 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde devam eden bir dosya daha vardır dosya numarası ….. esastır.” şeklindeki beyanı yer almaktadır. Buna göre; tapulu taşınmazların satış ve devri için tapu memurluğunda resmi sözleşmenin yapılması geçerlilik şartıdır. Başka bir anlatımla ispat şartı değildir. O halde davalının ön inceleme duruşmasındaki beyanında harici satış olgusunu kabul etmesi davanın kabulü anlamına gelmez. Dolayısıyla HMK’nın 312. maddesindeki koşul gerçekleşmemiş olup, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi doğrudur. Bu açıklamalar doğrultusunda dosya muhtevası, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1-a bendinde açıklanan nedenlerle tashihe yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, b) bendinde açıklanan nedenlerle davalı tarafından temyiz edilen 24.10.2014 tarihli tashih şerhinin vekalet ücretine ilişkin olmak üzere 6100 sayılı HMK nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK ‘nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalının asıl karar hakkındaki temyiz itirazlarının yukarıda 2. bentte gösterilen nedenlerle reddi ile hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK.nun 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.