YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14197
KARAR NO : 2016/3438
KARAR TARİHİ : 26.02.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, müvekkilinin dava konusu haciz tutanağının 5,6,7,8 sıralarındaki 2 adet .., 2 adet M.. ve 1 adet .. Marka motorların maliki olduğunu, araçların kayıtları ile ilgili belgelerin haciz mahallinde bulunmasına ve istihkak iddiasına rağmen gerekli prosedürün işletilmediğini, haciz esnasında iş yeri sahibi müvekkilinin tüm bilgi ve belge sunma taleplerinin reddedildiğini, beyanlarının tam olarak alınmadığını, mahcuzların mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu iddia ederek, davanın kabulü ile menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına ve % 40 tazminatın davalı alacaklıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı borçlu, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; haciz yapılan iş yerinin 3.kişi adına kayıtlı olduğu anlaşılmış ise de, 3. kişi ile borçlunun öncesinde karı koca oldukları, iş yerini halen borçlu …’un işletmeye devam ettiği, gerek … Sulh Ceza Mahkemesi’ndeki dava dosyası içeriğinden, gerekse belediye ve diğer kurumlara borçlu … tarafından yapılan bildirimlerden, haciz yapılan işyerinin borçlu tarafından işletildiğinin anlaşıldığı, haciz esnasında, borçlu …’un da hazır olup, alacaklı vekiliyle dükkanda bulunan klasöre el konulup konulmayacağı konusunda tartışma yaşadığı, bu durumun tanık anlatımlarıyla sabit olduğu, bilirkişi raporunda yapılan tespite göre, yanlış haciz yapılan motosikletler ile haciz tarihinde davacı 3.kişi adına tescilli olan motosiklet dışındaki diğer motosikletlerin haczedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile … İcra Müdürlüğü’nün 2011/1141 esas sayılı takip dosyasında 04.01.2012 tarihinde haczedilen .. plaka sayılı motosikletin, haciz tarihinden önce davacı 3.kişi adına tescilli olduğu anlaşıldığından bu motosiklet üzerindeki haczin kaldırılmasına, haciz tutanağının 6.sırasında yer alan … marka motosiklet yerine bilirkişi raporu ve ek raporundan da anlaşılacağı üzere açık gri ve koyu gri renkli … marka motosikletin haczedilerek yediemin deposuna alındığı anlaşıldığından bu motosiklet
üzerindeki haczin kaldırılmasına,haciz tutanağının 7.sırasında yer alan …marka motosiklet yerine… seri numaralı … marka motosikletin haczedilerek yediemin deposuna götürüldüğü anlaşıldığından bu motosiklet üzerindeki haczin kaldırılmasına, diğer motosikletler yönünden açılan davanın reddine, davalı alacaklının davacı 3.kişinin istihkak iddiasına kötü niyetle itiraz ettiği sabit olmadığından, davacı alacaklı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, takip ertelenmediğinden davalı alacaklının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı 3. kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 vd maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasıdır.
1- Davacı 3. kişinin temyiz itirazları bakımından;
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davalı alacaklının temyiz itirazları bakımından ise;
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 4949 sayılı Yasa’nın 101. maddesiyle değişik 363. maddesi hükmüne göre; Yasa’nın yürürlüğe girdiği 30.07.2003 tarihinden sonra icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 2.000,00 TL’yi geçmesi gerekir.
İİK’na 4949 sayılı Yasa’nın 102. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca da; bu parasal sınır, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi uyarınca …. Bakanlığı’nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerlendirme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların On milyon TL (10,00 TL)’yi aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
Buna göre hesaplama yapıldığında 2013 yılında icra mahkemelerince verilecek kararların temyiz edilebilmesi için temyizin konusu 5.240,00 TL’nin üzerinde bulunmalıdır.
İİK’nun 363/1. maddesinin (7) nolu bendinde temyiz edilebilecek kararlar arasında sayılan istihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında temyiz incelemesi yapılabilmesi için aynı fıkranın son cümlesinde yer verilen özel düzenlemeye göre icra mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin belirlenen bu miktarı geçmesi şarttır.
Somut olayda, davalı alacaklı vekilinin temyize konu ettiği mahcuzların değeri 5.240,00 TL’nin altındadır.
Bu durumda hüküm kesin nitelik taşıdığından temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İİK’nun 363, 365/3, Ek 1. maddeleri uyarınca davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4,90 TL’nin davacıdan alınmasına, 145,15 TL peşin harcın da davalı …’a iadesine 26.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.