Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/14566 E. 2017/17411 K. 21.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14566
KARAR NO : 2017/17411
KARAR TARİHİ : 21.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, mahcuzların müvekkiline ait olduğunu, konsinye sözleşmesi ile borçluya bırakılmış olduğunu açıklayarak davanın kabulü ile hacizlerin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili,maddi açıdan davacı 3.kişi ile borçlu Kooperatif arasında sıkı bir bağ olduğunu açıklayarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine karşın cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, davacı 3. kişinin ayrı tüzel kişiliğinin olduğu, ancak borçlu Kooperatif dahil bir çok kooperatifin üyeliğinden oluşmuş olup, maddi açıdan davacı birliğin kooperatifler ile sıkı bir bağ içinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, karar davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Öncelikle, uzman bilirkişi aracılığı ile davacı 3.kişi ile borçlunun ticari defterlerinde ayrıntılı bir inceleme yapılarak, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olup olmadığı hususu da dikkate alınmak sureti ile mahcuzların iddia edildiği gibi konsinye satış olarak borçluya verilip verilmediği, mülkiyetin haciz sırasında elinde bulunduran borçluya geçip geçmediği, borçlu tarafından 3.kişiye yapılan ödeme olup olmadığı, ödeme var ise ne zaman yapıldığı, borçlu ile 3.kişi arasında öncesinde cari ilişki bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması ve dosya içerisindeki diğer deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar dikkate alınmadan, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366. ve HUMK’nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek haline temyiz edene iadesine, 21.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.