YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15188
KARAR NO : 2017/15604
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, icra emrinde kıdem tazminatı alacağı bakımından talep edilen işlemiş faizin fazla olduğunu ve ayrıca brüt alacak kalemlerinin nete çevrilmeden takip yapılmasının da hatalı olduğunu belirterek icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporunda belirlenen net alacak kalemlerine işleyen faiz miktarı yönünden icra emrinin düzeltilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
HGK’nun 20.09.2006 tarih, 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır.
Somut olayda; alacaklıya banka isimlerinin sorulmadığı, bu yönde süre verilmediği görülmektedir. Bilirkişi raporunda, borçlu tarafından bildirilen bankalar dışındaki diğer bankaların faiz oranlarının nasıl temin edildiği ve hesaplamaya esas alındığı belirtilen Yapı Kredi Bankası tarafından bildirilen oranlardan hangi oranın ne şekilde uygulandığı anlaşılamamaktadır
Bu durumda Mahkemece, alacaklıdan da banka isimleri sorulup, yukarıda bildirilen ilkeler ışığında, her iki tarafın bildirdiği bankaların genel müdürlüklerinden fiilen uyguladıkları mevduat faiz oranları getirtilerek ilamda belirtilen faiz başlangıç tarihine göre en yüksek mevduat faiz oranı tespit edilerek gerektiğinde yeni bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik incelemeyle bu esaslara uymayan ve denetime açık olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.