Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/15440 E. 2015/16058 K. 10.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15440
KARAR NO : 2015/16058
KARAR TARİHİ : 10.09.2015

MAHKEMESİ : Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/03/2015
NUMARASI : 2014/1397-2015/228

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Borçlu vekili şikayetinde; takip talebinde işçi alacak kalemlerinin net tutarlar üzerinden talep edilmesi gerekirken, kanuna aykırı olarak brüt tutarlar olarak talep edildiğini belirterek, bu nedenle icra emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, alacak kalemleri nete dönüştürülerek, faiz hesabı yapılmış, rapor esas alınarak verilen hüküm, sadece borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; yapılacak iş bilirkişiden, ilamdaki alacak miktarlarından yasal kesintiler düşülerek, nete dönüştürüldükten sonra bulunacak net alacaklar üzerinden, HGK’nun 20.09.2006 tarih 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının hesaplattırılması şeklinde olmalıdır.
Somut olayda, Mahkemece, taraflara uygulanmasını talep ettikleri faiz oranları ile ilgili banka isimleri bildirmesi imkanı sağlanmadığından, hükme esas alınan bilirkişi raporu yukarıdaki ilkelere uygun olmayıp ayrıca denetime elverişlide değildir.
Bu durumda yukarıdaki ilkeler doğrultusunda ve takipte 24.12.2014 tarihine kadar işlemiş faiz hesapları takipten sonra ise %9 oranında en yüksek banka mevduat faizi talebinde bulunulduğu nazara alınarak faiz hesabı yapılması, bulunan faiz alacaklarının ilk bilirkişi raporunda belirlenenden düşük olması halinde bu miktarlar aksi halde ilk bilirkişi raporundaki faiz miktarları dikkate alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yanlış şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 10.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.