Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/15535 E. 2017/16388 K. 07.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15535
KARAR NO : 2017/16388
KARAR TARİHİ : 07.12.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili icra emri tebliğinin üzerine dosya borcunun tamamının ödendiğini, 7 gün içinde ödenmesi nedeniyle icra vekalet ücretinin ise ¾ üzerinden hesaplanması gerektiğini açıklayarak 01.12.2014 tarihli muhtıranın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 01/12/2014 tarihli bakiye borç muhtırası düzenlenmesi işleminin iptali ile, bakiye borç miktarının belirtilen tarih itibariyle 2.772,60 TL olduğunun tespiti ile İİK 17 maddesi gereğince İcra Dairesince tespit edilen rakam üzerinden işlem tesisine karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6098 Sayılı T.B….’nun 100. (Eski 818 sayılı BK 84.) maddesinde, ”Borçlu faiz veya masrafları tediyede gecikmiş değil ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçta düşme hakkına sahiptir. ” hükmü yer almaktadır. Buna göre, borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez. Kısmi ödemelerin öncelikle masraflardan ve faizden mahsup edilmesi, geriye kalan paranın ise asıl alacaktan indirilmesi ve her ödeme yapıldıkça bakiye alacağın bu suretle saptanması gerekir.
Somut olayda; dayanak ilamdaki alacak, yargılama gideri,ilam vekalet ücreti ve faizlerinin tahsili amacıyla toplam 333253,25 TL üzerinden icra takibinin 06.11.2014 tarihinde başlatıldığı, icra emrinin tebliği üzerine borçlu tarafından 7 gün içinde icra dosyasına 24.11.2014 tarihinde 364579,00TL ödeme yapıldığı, bundan sonra yapılan hesap sonucunda borçluya 9071.40TL miktarlı muhtıra gönderilmesi üzerine muhtıranın iptalinin talep edildiği görülmektedir. Mahkemece ödeme tarihi olan 24.11.2014 tarihi itibariyle dosya hesabı yaptırılmadan icra dosyasındaki dosya borcu re’sen değerlendirilip bakiye borç miktarının tespiti yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, TBK’nun 100. maddesi gözetilerek Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde, bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve takip masrafları dikkate alınarak borç miktarının belirlenmesi ile şikayete konu muhtıra hakkında oluşacak bu sonuç değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.