YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15540
KARAR NO : 2017/16979
KARAR TARİHİ : 18.12.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, takip dayanağı ilamın kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminat ilamı olduğunu, icra vekalet ücretinin maktu hesaplanması gerektiğini, icra emri ile tahsil harcı istenemeyeceğini, asıl alacak için talep edilen faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek düzeltilmesini talep etmiştir
Mahkemece, dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve alınan rapor doğrultusunda ayrıca, icra emrinde yer alan, “bugün itibariyle borç durumunuz” hanesinde belirtilen hesap dökümünün bilgilendirme amaçlı olduğu, bağlayıcı olmadığı, gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
…Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03.05.2012 tarihli 2011/89 Esas, 2012/94 Karar sayılı ilamı 02.07.2012 tarihinde … 10. İcra Müdürlüğünün 2012/8297 Esas sayılı dosyası ile takibe konulmuştur. Dayanak ilamın 5. Hukuk Dairesi’nin 18.04.2013 tarih 2013/3057 Esas, 2013/7761 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine Alaca Asliye Hukuk Mahkemesi’nce 10.12.2013 tarih 2013/164 Esas ve 2013/300 Karar sayılı ilamı ile yeniden hüküm tesis edilmiştir. 26.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda bozma sonrası ilama uygun olarak faiz hesabı yapılmıştır. Şikayete konu, icra emri incelendiğinde toplam 787.127,80 TL alacak belirlendikten sonra icra emrinin alt kısmında “bugün itibariyle borç durumunuz” başlığı ile yeni bir hesaplama ve farklı takip toplamı gösterilerek, neticeten 867.471,32 TL toplam borç hesabı yapılmıştır. Yapılan bu hesaplamanın İcra İflas Kanunu’nda yeri yoktur. Ancak bu durum icra emrinin ya da takip talebinin iptalini gerektirmez.
O halde Mahkemece, “bugün itibariyle borç durumunuz” başlıklı bölümün icra emrinden çıkarılması gerekirken hatalı değerlendirme ile sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.