YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16524
KARAR NO : 2016/3117
KARAR TARİHİ : 23.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
… ile … ve … aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kısmen kabulüne, kısmnen reddine dair Küçükçekmece 5. Hukuk Mahkemesi’nden verilen 05.12.2014 gün ve 270/478 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan. … vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için … Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden … vekili Avukat … geldi, karşı taraftan … vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı … vekili, paylı mülkiyet şeklinde taraflar adına kayıtlı bulunan … ada … parsel ile … adına kayıtlı aynı ada … parsel üzerindeki 5 katlı binanın vekil edeni tarafından yapıldığını ileri sürerek, bina mülkiyetinin vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davayı kabul ettiğini bildirmiş, davalı … vekili ise davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, mülkiyet tespitine ilişkin talebin reddine, muhdesat tespitine ilişkin davanın kabulü ile … ada … ile aynı ada … parsel üzerindeki 5 katlı binanın davacı … tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında güncel hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde, dava, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.)
-//-
Dava konusu binanın kısmen bulunduğu … ada … parsel sayılı taşınmaz 15.05.1089 tarihinde imar yoluyla … adına tescil edilmiş, 06.04.2011 tarihinde Küçükçekmece Belediyesi’ne devredilmiştir. Tapu kaydına göre, davacı Harun bu parsel üzerinde kayıt maliki olmadığı gibi, dava kayıt maliki K.Çekmece Belediyesi’ne de yöneltilmemiştir. Dava, kayıt malikine yöneltilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılıp hüküm kurulamaz.
İddiada ileri sürülen maddi olgulara ve hukuki nitelendirmeye göre, bu tür muhdesatın tespiti davaları, kural olarak paylı mülkiyet ya da elbirliği mülkiyet hükmüne tabi taşınmazlarda, tapu paydaşları arasında hukuki yararın bulunması durumunda görülen bir davadır. Malik olmayan davacının, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunması mümkün iken, muhdesatın tespiti davasını açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.
Diğer yönden; öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
O halde; mahkemece davanın … ada … parsel malikine yöneltilmesi için davacı tarafa süre ve imkân verilmesi, davalı tarafın ileri süreceği deliller toplandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun olarak taraf teşkili yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı Gülten vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, şimdilik davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.100,00 TL.Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekil marifetiyle temsil olunan davalı …’a verilmesine, taraflarca HUMK’nun 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 2.477,51 TL peşin harcın istek halinde davalı …’a iadesine 23.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.