Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/17297 E. 2015/20750 K. 19.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17297
KARAR NO : 2015/20750
KARAR TARİHİ : 19.11.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalıya tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamlı icra yoluyla takip başlatıldığı, borçlu Belediye vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; müvekkili belediyenin hesabının bulunduğu… Bankası … Şubesi’ne 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, hesaptaki paranın haczedilemeyeceğini, ayrıca banka hesabının Belediye’nin kamu hizmetine tahsis edilmiş alacaklarına ilişkin olması nedeniyle de hesaba haciz konulamayacağını ileri sürerek banka hesabına konulan haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, ilk olarak, 3. şahıs banka şubesine gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi uyarınca hesaba konulan haczin hukuka uygun olduğu, ayrıca ilgili hesabın kamuya tahsis edildiğine ilişkin borçlu belediyece alınmış bir meclis kararı da bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Verilen hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiş ve 12. Hukuk Dairesi’nin 2014/3113 Esas ve 2014/5094 sayılı bozma ilamı ile, borçlu belediyeye ait hesabın bulunduğu banka şubesinden hesap ekstreleri getirtilip gerekli görüldüğü taktirde bilirkişi incelemesi yaptırılarak hesapta bulunan paraların niteliğinin belirlenmesi ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle hüküm bozulmuştur.
Bozmadan sonra, Mahkemece, 6552 sayılı Yasa’nın 121 ve 123. maddeleri ile değişik 5393 sayılı Belediye Kanunu 15 ve geçici 8. maddeleri gereğince işlem yapılmak üzere şikayetin reddine karar verilmiş, bu hüküm de alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
11.09.2014 tarihli 29116 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 121. maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu 15. maddenin son fıkrasına “İcra dairesince haciz kararı alınmadan önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal gösterilmesi istenir ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır. On gün içinde yeterli mal beyan edilmemesi durumunda yapılacak haciz işlemi alacak miktarını aşacak veya kamu hizmetini aksatacak şekilde yapılamaz” hükmü eklenmiş ise de Anayasa Mahkemesi’nin 17/6/2015 tarihli ve E.: 2014/194, ….: 2015/55 sayılı Kararı ile Birinci cümledeki “ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır.” ve son cümlesindeki “veya kamu hizmetini aksatacak” ifadeleri iptal edilmiştir.
Yine aynı Yasa’nın 123. maddesi ile 5393 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 8. maddede “15’inci maddenin son fıkrası hükümleri, devam eden her türlü icra takipleri hakkında da uygulanır. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce yapılmış icra takipleri gereğince konulan tüm hacizler, söz konusu fıkra hükümleri dikkate alınarak kaldırılır.” hükmü de Anayasa Mahkemesi’nin 17/6/2015 tarihli ve E.: 2014/194, ….: 2015/55 sayılı Kararı ile iptal edilerek yürüklükten kaldırılmıştır.
Bu durumda Geçici 8. maddenin iptal edilmesi ile 6552 sayılı Yasa hükümlerinin sadece yasanın yürürlüğe girdiği 11.09.2014 tarihinden sonra başlatılan icra takiplerinde uygulanabileceğinin kabulü gerekir.
O halde icra takibinin 6552 sayılı Yasa’nın yürürlük tarihi olan 11.09.2014 tarihinden sonra başlatılmış olması halinde; 5393 sayılı Kanun’un 15/son fıkrasına eklenen ve iptal edilmeyen “İcra dairesince haciz kararı alınmadan önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal gösterilmesi istenir” hükmü gereğince öncelikle İcra Dairesince bu işlemin yerine getirilmesi, 10 gün içinde mal beyanında bulunulmaması veya gösterilen malların alacağı karşılamaması halinde ise diğer mallar üzerinde haciz uygulanması talebinin yerine getirileceğinin, icra takibinin 6552 sayılı Yasa’nın yürürlük tarihi olan 11.09.2014 tarihinden önce olması halinde ise; 6552 sayılı Yasa ile 15/son maddesine eklenen yukarıdaki fıkra hükmünün uygulanamayacağının kabulü gerekir
Somut olayda; alacağın … isimli şahsa temlik edildiği anlaşılmakla temlik alan … ile ilgili vekaletnamenin de dosya arasına konulması sağlanmalıdır. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında takip 26.07.2010 tarihinde başlatılmış olup, 6552 sayılı Yasa ile 5393 sayılı Yasa’nın 15/son maddesine eklenen ek fıkra hükümlerinin uygulanamayacağı nedeniyle Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.