Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/18502 E. 2017/14158 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18502
KARAR NO : 2017/14158
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı-davalı … vekili, tümüyle vekil edeni tarafından satın alındığı halde davalı eş adına tapuda kaydedilen 7 parseldeki 2 nolu bağımsız bölüme ait tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tescilini, olmaz ise gene tümüyle vekil edeni tarafından alınarak davalı tarafından eczane olarak işletilmesi sağlanan taşınmaz ile içindeki ilaç ve diğer malzemenin değeri nedeniyle vekil edeninin uğradığı zarara karşılık 100.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini istediklerini bildirmiş, daha sonra verdiği 11.3.2008 hakim havale tarihli ıslah dilekçesi ve bu dilekçenin açıklanmasına ilişkin olan 8.4.2008 hakim havale tarihli dilekçe ile öncelikle istedikleri dava konusu taşınmaza ilişkin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline yönelik talepleri kabul edilmez ise, taşınmaz için 100.000,00 TL, ilaçlar için 22.453,80 TL, diğer malzeme ve mefruşat için 7.135,00 TL ve davalıya ait eczanenin açıldığı tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar geçen döneme ilişkin işletme gelirine karşılık 70.411,20 TL olmak üzere toplam 200.000 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak vekil edenine verilmesini, eğer dava konusu mal varlığı edinilmiş mal kabul edilir ise vekil edeninin mal rejiminin tasfiyesine ilişkin kurallar gereğince var olan hakkının gene faizi ile davalıdan tahsilini istediklerini bildirmiştir. Bozma sonrası açılan birleşen davanın reddini savunmuştur.
Davalı-davacı … Kaya vekili, (bozma sonrası açılan) birleşen …1. Aile 2010/2 esas ve 2011/422 karar sayılı dosyada davalı erkek adına edinilen malvarlığı yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 50.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; 31.05.2011 tarihli dilekçesi ile, araç yönünden 5.000,00 TL, Akbanktaki hesaplar yönünden 25.000,00 TL, Garanti Bankasındaki hesaplar yönünden 3.000,00 TL, yatırım hesapları yönünden 7.000,00 TL, davalı erkeğin ortaği olduğu … şirketi yönünden 1.000,00 TL, muayenehanede kullanılmak üzere satın alınan diş beyazlatma cihazı için 4.000,00 TL, leasing kullanılarak satın alınan diş ünitesi için 5.000,00 TL olarak taleplerini açıklamıştır.
Davalı-davacı vekili, asıl davaya cevaben dava konusu taşınmazın vekil edeninin evlenmeden önceki çalışmaları karşılığında elde ettiği tasarruflar ve yaptığı iki evlilik sırasında kendisine takılan ziynet eşyaları ile edinildiğini, vekil edeni tarafından işletilen eczanedeki ilaç ve diğer dava konusu tüm malzemenin vadeli olarak vekil edeni tarafından alınarak bedellerinin zaman içinde gene vekil edeni tarafından ödendiğini, dolayısı ile davacının dava konusu mal varlığının ve eczanenin edinilmesi ile işletilmesinde hiç bir katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Bozma öncesi yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine, davacının edinilmiş mallara katılma alacağı talebinin kısmen kabulü ile, dava konusu 7 nolu parselde kayıtlı taşınmazdan dolayı 62,500,00 TL, dava konusu ilaçlardan dolayı 11,226,90 TL, eczanedeki mefruşat ve bilgisayar donanımlarından dolayı 3.975,00 TL, eczanenin işletme gelirinden dolayı 55,312,75 TL den oluşan toplam, 133,014,65 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine ilişkin ilk karar her iki taraf vekili tarafından temyiz edimiş, Dairenin 06.04.2010 gün 2010/58 esas 2010/1634 karar sayılı ilamıyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı vekilinin ise temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile; eczane işletme gelirleri yönünden eksik araştırma ve hatalı hesaplama yöntemi ile katılma alacağına karar tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekçesiyle hüküm bu yönlerden bozmaya sevk edilmiştir. Her iki taraf vekilince yapılan karar düzeltme isteklerinin ise reddine karar verilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, asıl dava yönünden; davacı-davalının tapu iptal ve tescil talebinin reddine, davacı-davalının edinilmiş mallara katılma alacağı talebinin kısmen kabulü ile, dava konusu 7 parsel sayılı taşınmazdan dolayı 80.000,00-TL’nin , ilaç bedeli yönünden 11.226,90- TL’nin, eczane mefruşat ve bilgisayar donanımlarından dolayı 3.975,00- TL’nin, eczanenin işletme gelirinden dolayı 33.490,43-TL’nin hüküm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı-davacıdan tahsili ile davacı-davalıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen dava yönünden davaya konu 42 PY 472 plaka sayılı araç yönünden taleple bağlı kalınarak 5.000,00-TL’nin hüküm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen davalıdan tahsili ile birleşen davacıya ödenmesine, birleşen davalı …’ya ait Akbank …Şubelerinin 117346 hesap numaralı dolar hesabı,177961 hesap numaralı euro hesabı ve 178029 hesap numaralı euro hesabı dolayısıyla taleple bağlı kalınarak 25.000,00-TL’nin hüküm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen davalıdan tahsili ile birleşen davacıya ödenmesine, aynı bankanın diğer hesaplara dair taleplerin reddine, leasing yoluyla edinilen… Komple Diş Ünitesi dolayısıyla 4.823,07-TL’nin hüküm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen davalıdan tahsili ile birleşen davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen davalı …’ya ait Garanti Bankası …Mevlana Şubesindeki hesaplara dair taleplerin reddine, birleşen davalı …’ya ait yatırım hesaplarındaki menkul değerlere(fon,hisse senedi vs…)dair taleplerin reddine, … Sağlık Merkezi Tic.Ltd.Şirketi dolayısıyla 709,43-TL’nin hüküm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen davalıdan tahsili ile birleşen davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen davalı …’ya ait muayenehane için alınan Diş Beyazlatma Cihazı yönünden 2.000,00-TL’nin hüküm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen davalıdan tahsili ile birleşen davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen davada birleşen davalı …’nın takas ve mahsup talebinin kabulü ile birleşen davacı …’a ait olup evlilik birliği sürerken edinilen 42 PM 628 plaka sayılı araç yönünden 6.115,16-TL’nin birleşen davacı lehine hükmolunan alacak bedelinden mahsubuna karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Birleşen dava yönünden temyiz itirazları incelendiğinde;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre her iki taraf vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu yönden ONANMASINA,
2.Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince
a. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı-davalı … vekilinin tüm ve davalı-davacı … vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. Davalı-davacı vekilinin diğer temiz itirazlarına gelince;
Bir mahkemenin Yargıtay Dairesi’nce verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK). Mahkeme’nin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme bozma kapsamı dışında kalan kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02,1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Somut uyuşmazlığa gelince, yukarıda izah edildiği üzere asıl dava hakkında yerel mahkemece verilen ilk hüküm her iki tarafça temyiz edilmiş, Dairece sadece eczane işletme gelirleri yönünden eksik araştırma ve hatalı hesaplama yöntemi ile katılma alacağına yürütülmesi gereken faiz başlangıcı yönünden yapılan bozmaya karşı her iki taraf vekilinin karar düzeltme isteklerinin de reddine karar verilmiştir. Karar düzeltme taleplerinin reddi ile bozmaya sevk edilen hsususlar dışında kalan asıl dava konusu kalemler bozma kapsamı dışında kaldığından, bu durum taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuştur.
Hükmün, bozma kapsamı dışındaki bölümlerinin yeniden yargılama konusu yapılması; “usuli kazanılmış hak ilkesi” ile ” hukuki istikrar ve güvenlik ilkesi “ne aykırı olur. Açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin, bozma konusu yapılmadığı halde asıl dava konusu edilen 7 parsele kayıtlı taşınmazın güncel değerini tespit ettirmesi ve bu taşınmaz yönünden davalı-davacı …’nin müktesep hakkı ihlal ederek daha fazla alacağa hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın asıl dava yönünden yukarıda (2-b) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı-davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, asıl dava yönünden davacı-davalı vekilinin tüm ve davalı-davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (2-a). bentte gösterilen nedenle reddine, birleşen davaya yönelik her iki taraf vekilinin temyiz itirazlarının ise yukarıda (1) nolu bentte gösterilen sebeple reddi ile birleşen davaya ilişkin hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 2.197,75 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 783,85 TL’nin temyiz eden davacı-birleşen davalıdan alınmasına ve peşin yatırılan 2.197,75 TL harçtan 31,40 TL onama harcının mahsubu ile artan 2.166,35 TL’nin davalı-birleşen davacıya iadesine, 31.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.