YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19079
KARAR NO : 2017/14157
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ:Katkı Payı ve Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı-davalı … vekili, evlilik birliği içinde davalı erkek adına edinilen malvarlığı yönünden mal rejiminin tasfiyesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL’nin faiziyle birlikte davalı-davacıdan tahsilini talep etmiş,yersiz açılan birleşen davanın reddini savunmuştur.
Davalı-davacı … vekili, birleşen dava dosyasında evlilik birliği içinde taraflar adına 1/2 hisse ile tapuya tescil edilen taşınmaz yönünden tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte tahsilin talep etmiştir. Asıl dava yönünden, dava konusu mal varlığının kişisel mallar ile alındığını davacı-davalının malvarlığının edinilmesinde hiçbir katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile 1.600,00 TL’nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde asıl davada reddedilen kısım yönünden davacı-davalı vekili, asıl davada kısmen kabul ve birleşen davanın reddi yönünden davalı-davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Birleşen dava yönünden davalı-davacı vekilinin temyiz itirazları incelendiğinde;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı-davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2-Asıl dava yönünden temyiz itirazları incelendiğinde;
Vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragate yetkili kılınan davacı-davalı … vekili Av … … 3. Aile Mahkemesi’ne sunduğu 20.10.2017 tarihli e-imzalı dilekçeyle davadan ve temyizden feragat ettiklerini bildirmiş, dilekçe Dairemiz’e gönderilmiştir. HMK’nun 310. maddesine göre davadan feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK’nun 311. maddesinde ise feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı ve irade bozukluğu hallerinde feragat ve kabulün iptalinin istenebileceği belirtilmiştir. Karar kesinleşinceye kadar davadan feragatin mümkün olduğuna, Mahkemece, bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davacı-davalı vekili tarafından davadan feragat edildiğine, bu aşamada feragat hakkında karar verme yetkisi yerel mahkemeye ait bulunduğuna göre, davacı-davalı vekilinin feragat beyanı hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmektedir.
SONUÇ: 1.Birleşen davaya yönelik temyiz itirazları yönünden yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı-davacı vekilinin temyiz itirazlarınn reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
2.Asıl davaya yönelik temyiz itirazları yönünden yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı-davalı vekilinin feragat talebi dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre asıl dava yönünden her iki taraf vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 31.10. 2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.