YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19515
KARAR NO : 2017/16071
KARAR TARİHİ : 04.12.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Şikayetçi borçlu vekili; dayanak ilamda faize hükmedilmediği halde vekil edeni aleyhine başlatılan takipte asıl alacağa ilama aykırı olarak faiz işletildiğini, takibin ilama aykırı olarak düzenlendiğini belirterek icra takibinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece; ilamda faiz hakkında bir hüküm yoksa, alacaklının ilamlı takip talebinde, hüküm tarihinden itibaren faiz isteyebileceği, ilamla uyumlu olarak alacaklı tarafında euro üzerinden takip yapıldığı ve fiili ödeme günündeki kur karşılığının talep edildiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm şikayetçi vekilince temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesi 21.04.2006 tarih, 2004/272 E., 2006/123 K. sayılı kararı temyiz incelemesi sonucu bozulmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılama ile 16.04.2010 tarih, 2007/5 E., 2010/214 K. sayılı ilam ile davanın kısmen kabulüne, 7.015,59 euronun davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İcra takip dosyasında, alacaklı vekilince 7.015,59 euronun 28.07.2003 – 16.03.2011 tarihleri arasında (%7,5) değişen oranlarda TCMB’na uygulanacağı bildirilen en yüksek muvduat faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir.
Kural olarak, ilamda faize hükmedilmemişse, kesinleşmeden infazı istenemeyecek ilamlar hariç, karar tarihinden itibaren faiz talep edilebilir (HGK’nun 05.04.2000 tarih, 2000/12-739 Esas., 2000/746 Karar).
Takip dayanağı ilamda faize hükmedilmemiştir. Bu durumda yukarıda açıklanan kural ışığında faiz ancak karar tarihinden itibaren istenebilir. Mahkemece, ilk karar tarihi olan 21.04.2006 tarihinden başlamak üzere, bozma sonrası hüküm altına alınan 7.015,59 euro üzerinden 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince faiz oranı bilirkişiye hesaplattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Karar bu neden ile bozulmalıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, Mahkeme kararının İİK’nun 366/3. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.