Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/19869 E. 2016/8194 K. 03.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19869
KARAR NO : 2016/8194
KARAR TARİHİ : 03.05.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz edenler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı 3. kişi vekili, müvekkili ile davalı borçlu şirketin tamamen birbirinden farklı iki ayrı şirket olduğunu, asıl borçlu şirketin 3 yıl önce haczin yapıldığı adresi terkettiği bu adreste daha sonra dava dışı …’in 2 yıl boyunca faaliyette bulunduğunu, 07/12/2012 tarihinde …. İcra Müdürlüğü’nün 2010/4220 talimat sayılı dosyasıyla davacı şirketin ……. Sanayi Bölgesi, ….. sokak No:15/A adresinde haciz işlemi yapıldığını ancak borçluya ait herhangi bir evrak bulunamadığını ve davacı şirkete ait vergi levhası ve kira kontratı gösterilmesine rağmen işyerinde 26 adet tekstil makinasının haczedildiğini bu makinaların 31/12/2010 tarihinde ……. toplam 336.772-TL bedelle satın alındığını ve bu bedelin bankadan havale edilmek suretiyle ödendiğini, bu sebeple makinaların davacı şirkete ait olduğunu, davacı şirketin ve davalı borçlu şirketin kurucuları arasında akrabalık bağı bulunduğunu ancak iki firmanın tamamen birbirinden bağımsız olduklarını belirterek, istihkak taleplerinin kabulü ile kötü niyetli alacaklı hakkında %40’tan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı 3. kişi şirketin ortakları ile borçlu şirket ortaklarının akraba olduğu hatta borçlu şirket ortaklarının varisleri durumunda olduklarını borçlu şirketin kurucusu ve hakim ortağı olan ….’nun alacaklılardan mal kaçırmak maksadıyla çocuklarının üzerine şirket kurarak kendi şirketine ait makinaları dolaylı yollardan yeni kurulan bu davacı şirkete aktarmak suretiyle alacaklılarından mal kaçırdığını, takibe konu alacağın doğduğu tarihten sonra kurulan şirketin işlerinin yine ………’un tarafından yürütüldüğünü, davacı şirketin ……No:…… adresindeki işyerinin Bursa Vergi Dairesi tarafından yapılan açılış tutanağını şirket adına vekaleten ….’un imzaladığına dair belgenin bulunduğunu ve yine kira kontratındaki davacı’ya (kiracı) ait kaşenin üzerindeki imzanında ….’a ait olduğunu,
haciz işlemine karşılık sunulan faturalar ve kira sözleşmelerinin alelade düzenlenmiş olduğu ve mülkiyetin ispatı için yeterli olmadığını, hacze konu kumaş dokuma makinalarının mülkiyetinin aslen borçlu şirkete ait olduğunu yapılan örtülü ve danışıklı işlemleri gizlemek için … isimli şahıs tarafından kullanıldığını, bu sebeplerle davanın ve tazminat taleplerinin reddi ile davacı 3. kişinin %40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı 3.kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
1- Dava dosyası Daire’ye intikal ettikten sonra davacı 3. kişi vekili, davalı alacaklı vekili ve davalı borçlu vekilinin imzalarını taşıyan 20.11.2014 havale tarihli beyan dilekçesiyle taraflar, mahcuzlar üzerindeki hacizlerin fek edilmiş olması sebebiyle davanın konusunun kalmadığını bildirmişlerdir. Taraf vekillerinin bu beyanları dikkate alınarak dava hakkında yerel mahkemece bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı 3. kişi vekili ve davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı 3. kişi vekili ve davalı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına,taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30’ar TL peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 03.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.