YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21653
KARAR NO : 2017/16213
KARAR TARİHİ : 05.12.2017
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
.
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı-bir.dosya davacısı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı-birleşen dosya davalısı … vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde, davalı adına edinilen malvarlığının tasfiyesi ile, alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davanın reddini savunmuştur.
Davalı/birleşen dosya davacısı … vekili, ev eşyaları nedeni ile alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen … 3. Aile Mahkemesi’nin 2013/375 Esas sayılı davanın kabulü ile 54.469,50 TL alacağın tahsiline, birleşen … 5. Aile Mahkemesi’nin 2013/311 Esas sayılı davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 2.987,50 TL alacağın tahsiline, her iki tarafın alacağının TMK 236/1 maddesi gereğince takas edilerek sonuç olarak 51.482,00 TL alacağın davalı/birleşen dosya davacısından tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davalı/birleşen dosya davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı ve eşya alacağı isteğine ilişkindir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı/birleşen dosya davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- i. Asıl davada tasfiye konusu ….plakalı araca yönelik temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece, asıl davada tasfiye konusu banka hesaplarındaki para ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, …. plakalı araca yönelik herhangi bir karar verilmemiştir.
Hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, kararında taleplerin herbiri hakkında verilen hükmü göstermesi gerekir (HMK m. 26; 297/2). Davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tasfiyeye konu araç nedeni ile 3.000,00 TL, banka hesaplarındaki para nedeni ile de 3.000,00 TL olmak üzere alacak talep ettiği, gerekçe de araç değerlendirildiği ve araç kocanın adına kayıtlı olduğu anlaşılmakla, 34 BR 8434 plakalı araca yönelik mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olmuş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
ii. Birleşen … 3. Aile Mahkemesi’nin 2013/375 Esas sayılı dava dosyasında tasfiye konusu 654 ada 1 parsel B-213 Blok No: 1 sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK m. 229) ve denkleştirmeden (TMK m. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK m. 219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK m. 231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK m. 236/1). Katılma alacağı Yasa’dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.
Artık değere katılma alacak miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (TMK m. 227/1, 228/1, 232 ve 235/1). Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir.
Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK m. 222).
Yukarıdaki değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır.
Somut olaya gelince; eşler, 20.04.2008 tarihinde evlenmiş, 26.07.2011 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 02.07.2012 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK m. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın m. 10, TMK m. 202/1). Tasfiyeye konu 654 ada 1 parsel B-213 Blok No: 1 sayılı taşınmaz, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 23.09.2008 tarihli sözleşme ile TOKİ’den davalı eş adına satın alınmış, 05.08.2009 tarihinde davalı eş annesine devretmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 179).
Yukarda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede;
Tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemece taşınmazın banka kredisi ile alındığı, kredinin de taraflarca ödendiği, davalının annesi tarafından para ile alındığının ispatlanamadığından taşınmazın tamamı edinilmiş mal kabul edilerek alacağa hükmedilmiştir. Mahkemece, taşınmazın kredi ile alındığı kabul edilmiş ise de dosya kapsamında kredi evrakları bulunmamaktadır. Öncelikle TOKİ’ye yazı yazılarak taşınmazın peşin ve/veya krediyle mi alındığı ve ödeme belgelerinin gönderilmesinin istenilmesi, kredi kullanıldı ise kredi evraklarının getirtilmesi gerekir. Diğer yandan davalının annesinin Halk Bankası hesap hareketlerinde 19.08.2008 tarihinde 38.041,00 TL çektiği ve aynı gün davalının Halk Bankası hesabına 38.041,000 TL yatttığı, davalının dedesi tarafından da farklı tarihlerde davalının hesabına para gönderildiği, davalının … Bankası hesabında Toki ödemeleri için kullanıldığı görülmektedir. O halde, davalının ve annesinin Halk Bankası hesap hareketleri ile davalının … Bankası’nda açılan hesap hareketlerinin dökümü getirtilerek davalının annesi ve dedesi tarafından gönderilen paraların kullanılıp kullanılmadığının ayrıca kredi kullanılarak taşınmazın alınıp alınmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
iii. Takasa yönelik karara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 236/1 maddesinde aynen; “her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeyle, mal rejiminin tasfiyesi davalarında, davalının takas talebinde bulunabileceği kabul edilmiştir.
Her bir alacak kalemi için tahsil kararı verilmesi halinde, alacakların takas edilerek yeniden tahsiline kararı verilemez. O halde, mahkemece birleşen … 3. Aile Mahkemesi’nin 2013/375 Esas sayılı davanın kabulü ile 54.469,50 TL alacağın tahsiline, birleşen … 5. Aile Mahkemesi’nin 2013/311 Esas sayılı davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 2.987,50 TL alacağın tahsiline, her iki tarafın alacağının TMK 236/1 maddesi gereğince takas edilerek sonuç olarak 51.482,00 TL alacağın davalı/birleşen dosya davacısından tahsiline karar verilmiş olması de hatalı olmuş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda 2. bentte gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; davalı/birleşen dosya davacısının diğer temyiz itirazlarının yukarda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, bozma nedenlerine göre yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.