Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/21986 E. 2017/16134 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21986
KARAR NO : 2017/16134
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı asıl Kafiye Kolkıran, evlilik birliği içerisinde davalı erkek adına edinilen araç, iki adet arsa ve bir adet mesken yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 15.000,00 TL alacağın faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacının ev hanımı olduğu ve malvarlığının edinilmesinde hiçbir katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, meskenin tarafların evlilik birliğinden önce edinilmiş olması, arsaların ise davalının önceki evliliğinden miras yoluyla gelmiş olup edinilmiş mallar kapsamında değerlendirilmediği, sadece davacıya ait olan aracın evlilik sırasında değiştirilmek ve değerlendirilmek suretiyle oluşan değer farkının tarafların evlilik esnasında edinilmiş mal olduğu ve davanın kısmen kabulü ile bilirkişi raporunda belirttiği üzere 5.571,80 TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, 3 parsel sayılı taşınmazın davalıya mirasen intikal ettiği gerekçesiyle davacının alacak talebinin tümden reddine karar verilmiş ise de bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlık incelendiğinde; taraflar 01.11.2000 tarihinde evlenmiş olup, 15.09.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 14.09.2010 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmıştır. Dosya kapsamındaki tapu ve tedavül kayıtlarından; tasfiyeye konu edilen 3 parsel sayılı taşınmazın tamamı davalının ilk eşi dava dışı Ümmügülsüm adına kayıtlı iken, 30.06.2000 tarihinde vefatı ile 2/8 hissenin davalıya mirasen intikal ettiği; davacı ve davalının evli oldukları (edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu) 16.03.2009 tarihinde ise diğer mirasçı dava dışı
n’ın, adına kayıtlı 3/8 hisseyi satış yolu ile babası davalıya tapuda devrettiği ve bu şekilde toplam 5/8 hissenin davalı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davalının ilk eşinin vefatı ile kendisine mirasen intikal eden 2/8 hisseninTMK 220/2 maddesi gereği davalının kişisel malı olduğu kuşkusuzdur. Uyuşmazlık; davalı erkeğin evlilik birliği içinde oğlu…’dan devraldığı 3/8 hissenin edinilmiş mal olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. TMK 222 maddesinde hükme bağlandığı üzere bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir. Her ne kadar davalı taraf, oğlundan devraldığı hissenin herhangi bir bedel ödenmeksizin karşılıksız devredildiğini savunmuş ise de dosya kapsamından bu hususun gereği gibi ispatlanamadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, tasfiyeye konu edilen 3 parsel sayılı taşınmazın 3/8 hissesinin edinilmiş mal olduğunun kabulü ile Dairenin uyguladığı ilke ve esaslar çerçevesinde hesaplama yapılıp talep miktarıda gözetilerek davacı lehine katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde taşınmazın tamamının davalının kişisel malı olarak kabulü hatalı olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.