Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/22085 E. 2018/11252 K. 12.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22085
KARAR NO : 2018/11252
KARAR TARİHİ : 12.04.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı Hazine vekili, davalı adına kayıtlı bulunan 767 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kıyıya tecavüzlü olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın kıyıya tecavüzlü olduğu tespit edilecek kısmının tapu kaydının iptal edilerek kumsal olarak sınırlandırılmasına ve tecavüzlü kısım üzerinde davalının müdahalesinin meni ile yapının kaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulü ile 767 parsel sayılı taşınmazın 04/01/2006 tarihli fen bilirkişisinin raporuna göre kırmızı renkle gösterilen 8,46 m2’lik yerin tapu kaydının iptali ile kumsal olarak terkinine ve bu kısım üzerindeki binanın kal’ine, aynı parsel üzerindeki iskelenin kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından kal’ ine, bilirkişi raporunda belirtilen taş duvar olarak gösterilen kısmın tapu sınırları dışında kaldığından davalının tecavüzünün menine ve bu kısmında kal’ ine, raporda yeşil renkle gösterilen 13,59 m2’lik yerin tescil harici olduğu anlaşıldığından bu kısma yönelik davalının müdahalesinin menine ve beton sahanın kal’ ine, raporda kahverengi ile gösterilen 19,90 m2’lik sonradan iskeleye ilave edilmiş kısmın tapu kaydı içerisinde olduğu ve kıyı kenar çizgisi içerisinde bulunduğu anlaşılmakla, bu kısmın tapusunun iptali ile kıyı olarak terkinine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın hak düşürücü süre geçmesi nedeniyle reddine dair önceki hüküm; davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 02.02.2012 tarih, 2011/12639 Esas ve 2012/764 Karar sayılı ilamı ile özet olarak “…Öyleyse, davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin kurulan kararın Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararından sonra doğru olduğu söylenemez. Zira, kamu düzeninin söz konusu olduğu bütün haller istisnanın kapsamına girer. Hal böyle olunca; işin esasının 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre değerlendirilmesi, davanın kısmen veya tamamen kabulü halinde de, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa hükümleri de gözetilerek taraf iddiaları doğrultusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması bakımından karar bozulmalıdır.” gereğine işaret edilmek üzere bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyma kararı sonrası yukarıda yazılı şekilde karar verilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, hükmün 1. fıkrasında, dava konusu taşınmazın 4.1.2006 tarihli fen bilirkişi raporuna göre kırmızı renkle gösterilen 8,46 m2’lik kısmının tapu kaydının iptali ile kumsal olarak terkinine, üzerindeki binanın kaline karar verilmiş, 2. fıkranın ilk cümlesinde ise, aynı parsel üzerindeki iskelenin kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından kaline karar verilmiştir. Dosya içeriğinden; hükme esas alınan bilirkişi raporunda kaline karar verilen iskelenin kırmızı renkle gösterildiği ve tapu kapsamı içinde kaldığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, Mahkemece, kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı belirlenen iskele yönünden tapu kaydının iptali kararı verilmeksizin kaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, 2. fıkrasının ilk cümlesinde yer alan “… iskelenin kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından kaline …” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, bunun yerine ” bilirkişi raporunda kırmızı renk ile boyanmış 767 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı sınırları içerisinde yer alan iskelenin kıyı kenar çizgisi içinde kaldığından tapu kaydının iptali ile kumsal olarak terkinine, iskelenin kaline” sözcüklerinin yazılmasına; hükmün düzeltilmiş bu şekliyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca ONANMASINA; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen sebeple reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme talebinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.