YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22410
KARAR NO : 2016/2208
KARAR TARİHİ : 11.02.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı-karşı davalı … ile davalı-karşı davacı … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasında asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair Develi Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 16.01.2014 gün ve 553/7 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi asıl davalı-karşı davacı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı-karşı davalı … vekili, vekil edenin 559 ada 11 parsel sayılı taşınmazda davalı … ile 1/3’er oranında malik iken dava dışı ….’a ait 1/3 payını da davalı ……. ile beraber yarı yarıya satın ve devraldıklarını bu şekilde taşınmazın 1/2’şer oranda pay sahibi olmaları gerekirken davalıya ait payın 2/3 oranında olduğunu açıklayarak bu payın iptali ile 1/2 şer oranda taraflar adına tapuya tesciline, bu talebin yerinde görülmemesi halinde vekil eden ile babası tarafından taşınmaz üzerinde yaptırılan muhdesatların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı … vekili, vekil edenin dava konusu taşınmazdaki payı tapudan satın ve devraldığını, muhdesatların bir kısmının davacıya bir kısmının ise vekil edene ait olduğunu, keşifte belirlenecek muhdesatların vekil edene aidiyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı karşı davalı …’ın davasında asıl isteğin ispatlandığı gerekçesiyle kabulüne ve dava konusu 559 ada 11 parselin tapusunun iptali ile 1/2’şer oranında davacı-karşı davalı … ile davalı-karşı davacı … adlarına tesciline, terditli talep yönünden ise ilk talep kabul edildiğinden karar verilmediğinin açıklandığı, davalı-karşı davacı …’ın davasının ise muhdesatların ortak olduğu, kendisine ait herhangi bir muhdesatın gösterilmediği gerekçeleriyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı-karşı davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, harici satış senedine dayalı tapu iptali ve tescil, bunun mümkün bulunmaması halinde muhdesatın aidiyetinin tespiti, karşı dava ise muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, keşif yerinde hazır bulunan karşı davacı …’ın zeminde tespiti yapılan bir kısım binaların karşı davalı … tarafından yaptırıldığını, bir kısmının ise Ümit ile ortak olduğunu bildirdiğine kendisine ait herhangi bir muhtesat gösterilmediğine göre; davalı-karşı davacı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava konusu 559 ada 11 parsel sayılı taşınmaz kadastro yoluyla 29.04.1985 tarihinde 1/3’er paylı olarak …. adına tescil edilmiş, ardından 17.11.2000 tarihinde satış suretiyle İsmail’e ait 1/3 payı …’a diğer paylar ise …a temlik edilmiştir. Davacı-karşı davalı … ile davalı-karşı davacı … aralarında tapu devirlerinin yapıldığı 17.11.2000 tarihinde düzenledikleri adi yazılı senetle dava dışı 1/3 pay sahibi …’a ait payın eşit oranda taraflarca satın alındığını ancak, tapuda o tarihte yasal olarak devir yapılamadığından tapudaki mevcut payların oluştuğunu, oysa gerçekte 1/2’şer oranda hak sahibi olduklarını kararlaştırmışlardır. Her ne kadar adi yazılı senet taraflarca inkar edilmemiş, doğru olduğu kabul edilmiş ise de; dava konusu taşınmaz haricen satışa konu edildiği 17.11.2000 tarihinde tapuda kayıtlı bulunmaktadır. Tapuda kayıtlı taşınmazların harici satışı TMK’nun 706, 6098 sayılı, TBK’nun 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz. TMK’nun 706. maddesinde öngörülen resmi şekil, bir ispat şartı olmayıp bir geçerlilik şekil şartıdır. Bu husus 6098 sayılı TBK’nun 237. maddesinde “Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için resmi şekilde düzenlenmesi şarttır.” şeklinde açıklanmıştır. Bu sebeple resmi memur önünde yapılmayan harici satış senetlerine değer verilemez ve buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamaz. Bu itibarla, Mahkemece, davaya konu edilen satış resmi şekilde yapılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabule karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı-karşı davacı … vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) numaralı bentde açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün asıl davada tapu iptal ve tescil isteği yönünden 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; karşı davada muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine yönelik temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve HUMK’un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 829,50 TL peşin harcın davalı-karşı davacı …’a iadesine 11.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.